‘’Oyunculuk, bir nevi insanın kendine hakimiyeti...’’

Türk filmlerinin görünmeyen kahramanlarından Önder Selen ile konuştuk.

‘’Oyunculuk, bir nevi insanın kendine hakimiyeti...’’

Türk filmlerinin görünmeyen kahramanlarından Önder Selen ile konuştuk.

18 Ocak 2021 Pazartesi 18:58
‘’Oyunculuk, bir nevi insanın kendine hakimiyeti...’’

Dikkatli izleyiciler onu, dünya çapında ödüllere doymayan Haluk Bilginer’in başrolünü oynadığı Şahsiyet’ten tanıyor. Agah Beyoğlu’nun en yakın arkadaşı Mümtaz karakteriyle harikalar yaratan Önder Selen, aslında ABD’nin yanı sıra ülkemizde de pek çok film ve dizi de görev almış biri. Çok yönlü bir sanatçı olan Önder Selen, son olarak Ramo dizisindeki Rus mafya lideri Vadim karakterine can verse de aktörlüğün yanı sıra profesyonel olarak müzik ve seslendirme ile de uğraşıyor. Reyting rekorları kıran Ramo’daki karakterinden müzik kariyerine kadar pek çok konuda Önder Selen ile konuştuk. İşte o keyifli sohbetimiz...

- Ramo dizisindeki Rus mafya babası Vadim karakterine can vermeye başladınız. Vadim karakterini bir de sizden dinleyelim...

Vadim Kandinski, aslında bir yardımcı karakter. Ben de konuk oyuncu olarak katıldım Ramo ekibine... Vadim, acımasız, gaddar ve bencil bir Rus mafya babası. Türkiye ile Rusya arasında yıllarca pis işler yapmış hala bu işlerin peşinde olan biri. Vadim’inRamo’yaiki yönden kini ve düşmanlığı var. İlki Ramo’nun, Vadim’inoğlunu öldürmesinden dolayı intikam peşinde olması, ikincisi Ramo, Türkiye’deki gizli mafya liderlerini ortadan kaldırmayı planladığı için... Bu yüzden Vadim karşısında Ramo çok güçlü bir engel.

- Vadim dizide akıcı bir Rusça da konuşuyor. Siz Rusça biliyor musunuz, yoksa bu role hazırlanırken yardım mı aldınız?

Rusçam yok fakat yapımcımız olan BKM bu ayrıntıyı düşünerek Rus tercümanla çalışma imkanı sağladılar. Fakat, Vadim yıllarca Türkiye ile iş yaptığı içinyönetmenimiz Filiz Adıgüzel ve ekibi Vadim’in kırık Türkçe’ylede konuşmasına izin veriyor.

- Başka bir dilde rol kesmek zorluyor mu?

Zorlanıyorsunuz ama oyunculuğun gerekliliği. Çalışmak, çalışmak, çalışmak... Mesela Miami’deyken oynadığım Marriedmen’in yönetmeni Robenson Lauvince, karşımdaki oyuncunun Türkçe oynamasını istemişti. Mecburen Amerikalı aktöre Türkçe öğretmek zorunda kalmıştım. Oyunculuğun doğasında bu var.

- Son zamanlarda pek çok dizi de rol aldınız. Hiç sinema filmi teklifi gelmiyor mu? Sinema filminde oynamak ister miydiniz?

Sinema filmi teklifleri de geliyor. Fakat, senaryoda oynamamı istedikleri karakter ve hikaye konusunda seçici olmak zorundayım. Kendimi yönetirken çizgimin doğru yolda olması gerek. Oynamak bir nevi insanın kendine hakimiyeti, sadece yönetmen işi değil. Kendimi yönetmek önemli olan. Çoğu diziyi ve filmi bu yüzden geri çevirmek zorunda kaldım.

- Rol seçerken nelere en çok dikkat ediyorsunuz?

Aynı karakter anlatımı olmamasına dikkat etmeye çalışıyorum.  Yani demek istediğim şu ki aynı kişilikleri oynasamda tansiyonları, reaksiyonları farklı olmalı... Hangi rol gelirse gelsin hissetmem, yaşamam, o karakterle bütünleşmem gerek. Kısacası gerçeğe yakın olmalı...

- Sizin ayrıca müzik geçmişiniz var. Müzik mi, sinema mı?

Ben iki sanat disiplinine de aşığım. İkisindede büyük adrenalin, mutluluk yaşıyorum. Ayrım yapamam.

- Seslendirme de yapıyorsunuz. Yabancı aktörlerden kimi seslendirmek isterdiniz?

Reklam filmlerine seslendirme yapıyorum. Filmlerde seslendirme yapmak istediğim aktörler ise maalesef yaşamıyor. Charles Bronson, Le van Cleef veya Sean Connery’yi seslendirmeyi çok isterdim.

- Çok yönlü bir sanatçısınız. Senaryo projeniz var mı?

Senaryo yazmak benim için çok zor. Bu işlerle vazifeli olup bilgisi, tecrübesi, kalemi, hayal gücünü kağıdayansıtma yeteneği çok iyi senaristlerimiz var. Bunların içinde bazı senaristler var ki yapımcıların fark etmez lazım. Öte yandan ruhumda hissettiğim hikayeler var. Sırf motosikletli yaşlılardan oluşan bir topluluğun gençlere örnek hikayesi, bir de Türkiye’deki DJ’lerin hayatı ile ilgili (1978 /2021) arası geçen gerçek hikayeleri ele alacak bir kaç proje düşünüyorum.

- Peki, hangi filmde hangi karakteri oynamak isterdiniz?

Gandalf (Güç ve Bilginin Uyumu) karakterini oynamayı çok isterdim.

- İlber Ortaylı’ya benzeteniniz çoktur. Bu sıkıcı bir durum mu?

Evet! Doğru bir benzetme, aslında sıkıcı bir durum değil. Onun gibi kültürlü birisine benzetilmek ayrıca gurur verici.

- Son zamanlarda hangi filmleri izlediniz, tavsiyeniz var mı?

Aaron Sorkin tarafından yazılan ve yönetilen ‘’Şikago Yedilisi’nin Yargılanması’’nı şiddetle tavsiye ederim. ABD’nin yakın tarihini mercek altına alan harika bir drama olmuş.

- Son olarak Ramo hayranları için soralım. Onları heyecanlandıran bir gelişme yaşanacak mı?

Sadece şunu söyleyebilirim, olaylar epeyce karışacak! Aman dikkat...

Son Güncelleme: 18.01.2021 19:38
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol