‘’Kendini bulmak’’ başkasıyla fazla ilgilenmeyi bırakmaktır

Son yılların en çok takip edilen isimlerinden biri Meltem Güner. ‘’Sırlar Bohçası’’, ‘’Niyet Defteri’’, ‘’Gelecek Geçmişi Şekillendirir’’ gibi kitaplarıyla geniş kitlelere ulaşan araştırmacı-yazar Güner’in  son kitabı ‘’Derin’’ yakın bir zaman önce raflardaki yerini aldı. Roman türündeki kitapta bir kadının kendini bulma yolculuğu anlatılıyor.

‘’Kendini bulmak’’ başkasıyla fazla ilgilenmeyi bırakmaktır

Son yılların en çok takip edilen isimlerinden biri Meltem Güner. ‘’Sırlar Bohçası’’, ‘’Niyet Defteri’’, ‘’Gelecek Geçmişi Şekillendirir’’ gibi kitaplarıyla geniş kitlelere ulaşan araştırmacı-yazar Güner’in  son kitabı ‘’Derin’’ yakın bir zaman önce raflardaki yerini aldı. Roman türündeki kitapta bir kadının kendini bulma yolculuğu anlatılıyor.

24 Temmuz 2019 Çarşamba 10:17
‘’Kendini bulmak’’ başkasıyla fazla ilgilenmeyi bırakmaktır

Röportaj: Neslihan Perker 

Bize kısaca Derin’in hikayesinden bahseder misiniz?

Derin, bizi anlatan bir roman. Modern insanın kendini koyduğu kafeste, hırçınlığıyla baş başa kalmasını anlatıyorum. Okuruma hedef odaklı, başarı iştahlı ve kendini görmezden gelen şehirli insanın başına gelenlerin sonucunda her şeye çözüm bulamayacağını anlatıyorum.

Kitapta kariyerinde çok büyük başarı kazanmış,  iyi eğitimli mimar bir kadının iç hesaplaşmalarını okuyoruz. Bu hikayede kendinizden bir şeyler var mı?

Elbette var. İç hesaplaşma yaşamayanımız yok gibidir.  Hatta bence iç ve dış hesaplaşma yaşayan birisi Derin. Hesap sormak istediği de çok kişi var. Bu romanın içinde benim hayatımdan herhangi bir bölüm yok,  hikayenin tamamı kurgu ve karakterler de o kurgunun bir parçası olarak ortaya çıktılar.  Sadece kızımın adının yer almasını istediğim için ‘’Su bebek ‘’  ismi geçiyor.

Derin hep kendini bulmaya çalışıyor. ‘’Kendini bulma’’ halini nasıl tanımlarsınız?

Başkasıyla kendinden fazla ilgilenmeyi bırakmak diyebilirim. Derin sürekli bir itiraz ve dışarıyı ikna etme çabasındayken öte yandan da sürekli dışarıdan birisinin çıkıp onu ve yaşadıklarını anlamasını istiyor. Bu paradoks onun ve romanın merkezini oluşturuyor.

Hikayede ne yaşarsak yaşayalım tesadüf diye bir şeyin olmadığı vurgulanıyor. Yani ne oluyorsa sanki bizi bir yere götüren bir fener bu yaşananlar… Peki tesadüf dediğimiz ve kimileri tarafından da tevafuk olarak yorumlanan bu deneyimlerde ve rast gelmelerde kaderin rolü nedir?

Tesadüf bence yaşadıklarımıza dikkatimizi verdiğimiz andır. Hayatın ritmini fark edişimizdir. Bu nedenle de aradığımız cevaplarımızı ve mesajlarımızı alabileceğimiz yegane durumlardandır. Öylesine diye düşünmeyi bıraktığımızdan yaşamın tamamının bizim parçalarımızdan ibaret olduğunu fark ederiz. Derin bu tesadüf zincirini yaşarken bize de güzel bir hatırlatma yapıyor ve ‘’ biraz geniş açıyla bak, inadını bırak’’ diyor.

Gerçekten mutluluk ne demek? Günümüzde mutluluk olarak tanımladıklarımız aslında bizi gerçekten mutlu edecek şeyler olmayabilir mi? Bu duygunun ‘’gerçek’’ olduğunu anlamak için insanlar neyin farkına varmalılar?

Beklentisiz olabilmek. Bir restoranda sipariş verdiğimizde beklentimiz yer, fiyat ve dolulukla eşdeğerdir. Pahalı bir restoranda tabağın doluluğundan çok lezzete ve hizmete odaklanmışızdır. Oysa bir esnaf lokantasında sadece lezzet bekleriz. İçeride sinek olabilir, masalar tam silinmemiş olabilir. Beklentimiz karnımızı doyurmaktır. Ne istediğimizin farkında olduğumuzda sonucunun bizi mutlu etmesi kolaydır. Diğer türlü bıkkın ve mutsuz bir hale düşeriz.

Kahramanımızın adı Derin ve isminin anlamının hayatla paralel etkisini görüyoruz sanki… İsimlerimiz yaşamlarımızda ne kadar etkili?

Evet, çok haklısınız.  Derin gerçekten de başlandığı noktadan bambaşka bir noktaya ulaşma potansiyeli olan bir insan. Adımızın önemini anlatan bir bölüm var hatırlarsanız bir seminere gidiyor ve orada itiraz etse de isimlerin insan hayatındaki önemini o da kabul ediyor.  Hepimizin hayatı boyunca en çok duyduğu kelime ismidir. Bu nedenle ismimizin anlamı çok önemlidir. Bununla beraber o ismi kim koymuş, ismi koyarken  bir anlam yüklemiş mi, gibi sorularda konuya derinlik kazandırır.

Romanı okurken aynı zamanda kadınların ne kadar başarılı, güzel veya olumlu özelliklere sahip olurlarsa olsunlar kendi öz değerlerini görmezden gelmekle ilgili bir hikaye görüyoruz. Bu anlamda tavsiyeleriniz ne olabilir?

Bu sorunuz için özellikle çok teşekkür ederim. Bu vermek istediğim temel mesajlardan birisiydi. Kadının toplum içindeki rolleri gittikçe ağırlaşmakta ve kendini yetersiz hissetmesi için elden gelen yapılmakta diye düşünüyorum. Kadının güzellik, ince olma, anne olma, eş olma, başarılı bir kariyer sahibi olma dayatmalarının üzerine  bir de ailesini ve eğer evliyse kocasının ailesini de mutlu etme zorunluluğuyla baş başa bırakıldığı fark edilmeli. Kendi alanını belirlemeli. Derin okuyucusuna tam da bunu anlatıyor. Kimseyi mutlu edemezsiniz.  Kendiniz mutlu bir insan olarak yaşarken çevrenizde size katılanlar olur veya olmaz. Bunun için hedeflerinizi ve emeklerinizi yöneten kişi  kendiniz  olmalı. Önce insanız, cinsiyetimiz bizi ilgilendirir. Kim olduğumuzu cinsiyetimiz değil, kişiliğimiz belirlemeli.

Derin sizin ilk romanınız bundan sonrasında da yeni romanlar gelecek mi?

Derin beni başka bir kulvara taşıdı. Bu kulvarda olmak bana da okuyucuma da iyi geldi. Yeni romanlarla devam etmeye niyet ediyorum.

Anahtar Kelimeler:
#kitap#meltemgüner#derin
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol