Frekans ayarlarınızı yükseltin! 432 Hz müziğin gizemi

Şimdiye kadar hiç 432 Hz müzik dinlediniz mi? Bu frekansın, doğanın ve evrenin titreşimiyle uyumlu olduğu söyleniyor. Mozart ve Verdi gibi bestecilerin eserleri bu frekansta bestelenmiş. Ruh ve bedende olumlu etkileri olan 432 Hz müziğe dijital ortamda da rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Tam da stresli zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde, dünya ve evrenin titreşimiyle uyum sağlama zamanı... Konuyla ilgili olarak Psikolog Şebnem Özkan detaylı bilgiler verdi.

Frekans ayarlarınızı yükseltin! 432 Hz müziğin gizemi

Şimdiye kadar hiç 432 Hz müzik dinlediniz mi? Bu frekansın, doğanın ve evrenin titreşimiyle uyumlu olduğu söyleniyor. Mozart ve Verdi gibi bestecilerin eserleri bu frekansta bestelenmiş. Ruh ve bedende olumlu etkileri olan 432 Hz müziğe dijital ortamda da rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Tam da stresli zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde, dünya ve evrenin titreşimiyle uyum sağlama zamanı... Konuyla ilgili olarak Psikolog Şebnem Özkan detaylı bilgiler verdi.

02 Nisan 2020 Perşembe 13:20
Frekans ayarlarınızı yükseltin! 432 Hz müziğin gizemi

Röportaj: Neslihan Perker 

432 Hz Akort sistemi nedir?

''İnanıyoruz ki Tanrı’nın Zihni, kozmik müziktir”  Michio Kaku

432 Hz müziği denince sadece belli bir frekanstaki müzik anlaşılmamalıdır. Çünkü aslında 432 Hz bir akort sistemini tarif eder. Müzik yaparken hemen her enstrümanın akordu La notasına göre yapılır. Evrensel olarak, La notasının frekansı 432 – 435 Hz arasında ölçülür. Bu yüzden buna “432 Hz Doğal La” frekansı diyorum. 432 Hz La frekansı Varoluş Frekansı olarak da bilinir... İnsanlık tarihine baktığımızda La notasının hemen her zaman 432 Hz olarak akort edildiğini görebiliyoruz. Babil uygarlığında, antik Yunanistan’da ve eski Mısır’da akort yapılırken La sesi olarak 432 Hz frekansının kullanıldığı bilinmektedir. Ünlü keman yapımcısı Stradivarius’un kemanları klasik müzik tarihindeki en doğru yapılandırılmış enstrümanlar olarak kabul edilir. Stradivarius kemanlarını, en iyi 432 Hz’e göre akort edildiklerinde ses verecek şekilde üretirmiş…  Hemen hepimizin tanıdığı besteciler Mozart ve Verdi eserlerini 432 Hz’de bestelemiş ve icra ettirmişlerdi. (Özellikle operalarıyla ünlü olan Verdi, 432 Hz’e göre yapılan akordun insan sesi için çok daha uygun olduğunu söylermiş. Bu yüzden 432 Hz “Verdi La’sı” olarak da bilinir müzisyenler arasında ). Günümüzde akort için kullanılan La sesiyse 440 Hz’tir. Peki, neden günümüzde doğal La frekansı bırakılıp doğal ve orijinal olmayan bir La sesine göre yapılan akort sistemi kullanılıyor? Pek çok araştırmacı ve bilim insanı La frekansındaki bu değişikliğin insanı doğasından uzaklaştırmak için yapıldığını belirtiyor. 

Burada bazı spekülasyonlara girmek istemediğimden La notasının neden değiştirildiği konusunda fazla konuşmayacağım. Ancak söylentiler La’nın Nazi Almanyası döneminde 432’den 440 Hz’e çıkarıldığını söylüyor. “Nasıl 440 Hz’de akort yapmaya başladığımız hikayesi pek çok faktörün bir araya geldiği bir şeydir. Asıl önemli olan fizik, frekans ve genel olarak evrene dair olan sürekli artırmaya çalıştığımız bilgiyle, zihinlerimizi ve enstrumanlarımızı uyumlu frekanslarla rezonans içinde tutabilmektir ” Nassim Haramein 

432 Hz’in gizemi ve evrenseldeki anlamı nedir?

Ses dalgaları düzen yaratmaya yardımcıdır. 432 Hz’in evrensel ve dolayısıyla dünyasal düzeni sağladığının kanıtları pek çok yerde gözükmektedir.
432 x 5  = 2160        Ayın çapı
432 x 2000   = 864.000    Güneşin çapı
432 x 432  = 186.624    Işık hızı (mil / sn.) 
432 / 3.14 (pi sayısı)  = 138   “Işığa yönelim” olarak isimlendirilen, bitkilerin gövdeleri üzerinde yaprak ve dallarını büyütme derecesidir.  
432 x 60        = 25.920     Zodyak’ın bir tam döngüsü
Bu örnekler artırılabilir. Ancak bunlar sanırım bir fikir vermeye yetiyorlar… Dünya üzerinde pek çok araştırmacı ve müzisyen 432 Hz’in gizemini daha fazla aydınlatabilmek için çalışmaya da devam etmektedirler. 

Kanal tedavisi sırasında tercih edilen müzik:

Ruh ve beden üzerindeki etkilerinden bahseder misiniz?
Müziğin frekansının hızlandırılmasıyla, bu müzikleri dinleyen insanların enerjisi de hızlandırılmış oluyor. Sesin ve müziğin bizi ne kadar etkilediğini tartışmaya gerek yok… Sesin DNA’mızı bile değiştirebildiğini artık biliyoruz. Rus bilim insanları (Peter Gariaev ve ark.) DNA’mızın bir “dalga dili” konuştuğunu göstermişlerdir. 440 Hz’e çıkarılarak tizleştirilmiş (inceltilmiş) müziğin, insanı daha endişeli, ajite ve öfkeli yaptığı söylenmektedir. 432 Hz akortlu müziğinse insanı daha sakin ve “kendi doğasında” tuttuğu söylenmektedir. 2016 senesinde Amerikan Endodontisleri Birliği’nin yaptığı bir araştırmada kanal tedavisi sırasında 432 Hz müziği dinleyen hastaların daha az endişelendikleri bulunmuş. Audiofiller (ses cihazları meraklıları) 440 Hz’de çalınan müzik daha doğrusal (lineer) ve odaklı gibi duyulurken, 432 Hz müziğinin sanki bütün odayı dolduruyor gibi olduğunu ve daha parlak, daha tınılı duyulduğunu söylüyorlar. Müzisyenlerse, 440 Hz’deki müziği daha agresif ve “kafada” (zihinsel) olarak tanımlarken, 432’yi daha sıcak, kolay dinlenebilir ve bedeni de dahil eden bir proses olarak nitelendiriyorlar.

Kulak yin bir organ olduğu için daha alıcıdır (Dişi, soğuk, edilgen gibi sıfatlar yin’i tarif eder). Kulak, kendini yang bir organ olan göz gibi istediği zaman kapatamaz örneğin... Her zaman duyar, siz dalıp gitseniz ve seslerin tam olarak farkında olamasanız dahi… Bilinçaltınız kulağınızın algıladığı tüm sesleri tutar. Bu yüzden sesler, sözler ve tahmin edebileceğiniz gibi dinlenilen müzik çok önemlidir. 
Lütfen, dinlediğiniz müziğin enerjisine dikkat edin. Sizi dinledikten sonra nasıl hissettiriyor? Sözlü bir müzik dinliyorsanız sözlerine de çok dikkat edin. Unutmayın, melodisini sevseniz bile olumsuz sözlerin bilinçaltınızı kodlamakta... İşitme sistemi vücudun dengeleyici mekanizmasıdır. Ayrıca bedendeki tüm sistemlerin düzenleyicisidir. Son derece alıcı olan bu sistemin görevlerini yapabilmesi için doğal frekanslara maruz kalarak, dengeli ve sağlıklı kalması gereklidir. Kadim zamanlarda insanlar sözlerin ve seslerin etkisini bilirlerdi ve kullandıkları kelimeleri çok özenle seçerlerdi. Bu kelimeler hep olumlu olur ve olumlu niyetler taşırlardı. Ancak insan ego’ya kapıldıktan sonra bu durum değişti. Sözlerin gücü unutuldu. İnsanlar negatif kelimeleri daha çok kullanmaya başladılar. Çünkü düşünceler de negatifleşmişti ve farkında olmasalar da onların negatif etkilerini hayatlarında daha çok yaşamaya başladılar.  Ancak 440 Hz müziğine o kadar alışmışız veya belki de doğalımızdan sapmışız ki, çok az da olsa 432 Hz müziği dinlediğinde kötü hissedenlerle de karşılaştım. Şayet bu gibi durumlar olursa okuyuculara arınma çalışmaları yapmalarını ve 432 Hz müziğini düzenli şekilde dinlemelerini öneririm.

Günün hangi saatinde, ne kadar süreyle dinlemeliyiz?
Belli bir saatte dinlemek gibi bir kural yok ancak akşam yatmadan önce dinlerseniz daha sakin ve dolayısıyla derin bir uyku uyuyabilirsiniz ki, bu da bu dönemde fazlasıyla önemli.  Ne kadar süreyle dinleyeceğiniz size bağlıdır. Zihninize ve bedeninize odaklanarak dinleme alıştırmaları yapın. Ne kadar süre için dinlediğinizde kendinizi daha iyi hissediyorsanız onu her gün yapmaya gayret edin. Burada aslında en önemli konu her gün dinlemeniz gerektiğidir. Bu alıştırma aynı zamanda beden farkındalığınızı da arttıracaktır. 

“432 Hz müziği insanlığı ruhsal özgürlüğü için destekleyecektir” Rudolph Steiner


 



 

Son Güncelleme: 02.04.2020 14:35
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol