"Piyasadaki dalgalanmalar ekonominin dinamiklerini yansıtmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son birkaç gündür piyasalarda yaşanan dalgalanmaların, Türkiye ekonomisinin temellerini, gerçek dinamiklerini ve potansiyelini kesinlikle yansıtmadığı yönünde açıklamada bulundu.

"Piyasadaki dalgalanmalar ekonominin dinamiklerini yansıtmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son birkaç gündür piyasalarda yaşanan dalgalanmaların, Türkiye ekonomisinin temellerini, gerçek dinamiklerini ve potansiyelini kesinlikle yansıtmadığı yönünde açıklamada bulundu.

24 Mart 2021 Çarşamba 13:57
"Piyasadaki dalgalanmalar ekonominin dinamiklerini yansıtmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 2023 seçimine yönelik olarak ‘manifesto’ açıklayacağını belirtmişti.

Ankara’da partisi AKP’nin 7’nci olağan kongresinde yaklaşık iki saat açıklamalarda bulunan Erdoğan, ekonomideki reform programının politikalarını ve takvimini ilan ettiklerini, vaktin, daha çok çalışma, üretme ve hedeflere yürüme vakti olduğunu belirtti.

“Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını çeşitli finans araçlarına yatırarak ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum” diyen Erdoğan, uluslararası yatırımcılara da Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri yönünde çağrıdaa bulundu.

Erdoğan, açıklamalarına şu ifadeler ile devam etti: “Herhangi bir endişeye gerek yok. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye güvenmelerini istiyorum. Siz birilerinin battık laflarına inanmayın. Dinamik iktisadi yapımız, mali disiplinimiz, serbest piyasa ekonomisine bağlılığımızla, şoklara dayanıklı olduğumuzu defalarca ispatladık. Önümüzdeki dönem Türk ekonomisini yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyüterek çok daha iyi yerlere geleceğiz.”

Yeni anayasa için tarih

Erdoğan, yeni anayasanın merkezinde insanın huzuru, refahı ve mutluluğunun yer alması gerektiğini belirterek, 1982 yılında anayasasının kabul edilmesinden 29 yıl geçtiğini, anayasanın tarih periyodu içerisinde artık geçerliliğini kaybettiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti: “Türkiye’nin yeni ve sivil bir Anayasa’yı tartışması, hem kendi tarihimizin hem de gelişen ve değişen dünya şartlarının kaçınılmaz gereğidir. Yeni anayasa, darbecilerin, vesayetin, şu veya bu dengenin değil, doğrudan milletin anayasası olmalıdır. Mümkün olan en geniş mutabakatla ortaya çıkacak yeni anayasa metni mutlaka milletin onayına sunulacaktır. Önce ilkeler sonra somut metinler düzeyinde belirli olgunluğa gelince bir araya getirilecek ve tartışmaya açılacaktır. Yeni anayasa çalışmalarında bu safhaya önümüzdeki yılın ilk diliminde ulaşmayı hedefliyoruz.”

Vatandaş nasıl bir anayasa istiyorsa kendilerinin de öyle bir anayasa istediğini ifade eden Erdoğan, adını anmadan İstanbul Sözleşmesi’ne de değindi.

Erdoğan, ‘kadınların haklarını korumayı vicdanlarda değil, kağıtlarda arayanlar’ın bulunduğunu vurguladı.

"Sırtımızı dönme lüksümüz yoktur"

Cumhurbaşkanı, ABD’den Rusya’ya, Avrupa Birliği’nden Arap coğrafyasına kadar tüm ülkeler ile ilişkileri, Türkiye’nin menfaatleri ve milletin beklentileri doğrultusunda şekillendirmeye devam edeceklerini ifade ederek “Afrika, Asya ve Avrupa’nın kalbinde yer alan bir ülke olarak ne doğuya ne de batıya sırtımızı dönme lüksümüz yoktur” diye konuştu.

"Türkiye’nin 2053 vizyonunun hamurunu aile, eğitim ve kültürle yoğuracağız"

Erdoğan, aile, eğitim ve kültürün üzerinde de hassasiyetle durduklarını ifade ederek, insanın kalbini ailenin, aklını da eğitimin şekillendirdiğini, her ikisinin ise kültürü şekillendirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı, aile müessesesini korumayı başardıklarını belirterek, ‘aklı ve kalbi rehber edinmek yerine, sadece nefis ve zeka üzerine kurulu bilginin çocuklara aktarıldığı bir eğitim sisteminin, haktan, hakkaniyetten, irfandan, hikmetten uzaklaştırdığını’ kaydetti.

“Türkiye’nin 2053 vizyonunun hamurunu aile, eğitim ve kültürle yoğuracağız” diyen Erdoğan, gençler arasında evlilik yaşının 30’lara dayandığını, gençler arasında hiç evlenmeyenlerin sayısının da arttığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Bir veya en fazla iki çocuklu aile yapısı giderek yaygınlaşıyor. Ebeveynlerin her ikisinin de çalıştığı ailelerde, şayet yakında ikamet eden bir aile büyüğü yoksa, çocuklar evdeki veya kreşteki bakıcılar tarafından yetiştiriliyor. Sadece ve sadece aile içinde kazanılabilecek değerlerin, ücreti mukabili alınan hizmetler yoluyla ikame edilemeyeceği açıktır.”

Son Güncelleme: 24.03.2021 16:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol