Mehmet Ceyhan'dan 'karbonat gargarası' uyarısı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Prof. Dr. Canan Karatay’ın koronavirüs salgınına karşı karbonatlı suyla gargara önerisine yönelik olarak, “Halkta yalancı güven duygusu oluşturup gerekli diğer tedbirleri uygulamamasına neden olacak bu gibi söylemler son derece tehlikeli” dedi.

Mehmet Ceyhan'dan 'karbonat gargarası' uyarısı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Prof. Dr. Canan Karatay’ın koronavirüs salgınına karşı karbonatlı suyla gargara önerisine yönelik olarak, “Halkta yalancı güven duygusu oluşturup gerekli diğer tedbirleri uygulamamasına neden olacak bu gibi söylemler son derece tehlikeli” dedi.

07 Ekim 2020 Çarşamba 14:01
Mehmet Ceyhan'dan 'karbonat gargarası' uyarısı

İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Kovid-19’a karşı C ve D vitamini alınması önerisinde bulunmuş, vatandaşlara ayrıca sabah akşam karbonatlı suyla gargara yapmaları yönünde uyarıda bulunmuştu.

"Bunları konuşmak dikkat çekmekten başka bir anlam ifade etmiyor"

Karatay’a tepki gösteren Mehmet Ceyhan şu ifadeleri kullandı: “Bunları konuşmak dikkat çekmekten başka bir anlam ifade etmiyor. Çünkü ne bilimsel ne de pratikteki uygulamalarda virüsten korunmanın maske, mesafe, el hijyeni dışında bir anlamının olmadığını biliyoruz. Bunun virüsü bırakın öldürmeyi, ortamdan uzaklaştırmak için bile bir etkisi yok. Dünyada bunlar tartışıldı ve bu tartışmalar bitti, dikkat çekmek için ileri sürülüyor, hiç de doğru bulmuyorum. Halkta yalancı güven duygusu oluşturup gerekli diğer tedbirleri uygulamamasına neden olacak bu gibi söylemler son derece tehlikeli, insan sağlığına zarar verici. Ben bunu söyleyenlerin vicdanına bırakıyorum.”

Mehmet Ceyhan, tıp dergisi Lancet’te yayımlanan, koronavirüsünün yüzeylerden bulaşma ihtimalinin düşük olduğu yönündeki çalışmayla ilgili de ‘korona yüzeylerden bulaşmaz’ demenin mümkün olmadığını belirtti.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şunları söyledi:

“Lancet’te, güvenilir tıp dergisinde hastane yüzeylerinde bile riskin düşük olduğuna dair yazı çıktı. Ama aleyhine olan da epeyce çalışma çıktı. Şunu kabul etmek lazım; bu durum virüsün yoğun olduğu dönemlerde çok etkin değil zaten. Yani virüs toplumda çok yoğunsa bulaşların çok büyük bir kısmı direkt solunum yolu ile oluyor. Bir kişinin ağzından-burnundan çıkan virüs diğer kişinin saniyeler içinde ağzından-burnundan girerek enfeksiyon oluşturuyor. Ancak virüs yoğunluğu biraz düştüğü zaman o zaman yüzeylerden bulaşma biraz daha önem kazanıyor.

Bazı bilim adamlarının yaz başındaki yanılgısı da buradan kaynaklanıyor. Virüsün ağırlıklı olarak yüzeylerden bulaşacağını düşünerek sıcak havanın virüsü öldüreceğini, salgının biteceğini söylediler. O zaman da hep şunu söyledik; pandemi ortamlarında salgın yüksek hızda seyrediyorsa bulaşların yüzde 90’ından fazlası direkt solunum yolu ile bulaşır. O kadar kısa sürede de sıcaktan etkilenmesi mümkün değil.”

"Birden patlamalar şeklinde artış beklemiyoruz"

Mehmet Ceyhan açıklamalarının devamında ise şu ifadelere yer verdi: “Aynı şey kış ortamında da geçerli. Bu virüsün yüzeylerden ya da havadan karşı karşıya olmadan bulaşı özelikle kış aylarında kapalı ortamlarda söz konusu. Kapalı ortamda virüs bulaştıran bir kişi varsa onun öksürmesiyle, konuşmasıyla ortama yayılan virüs yüzeyden de havadan da beklediğimizden daha uzun sürede bulaşabilir. Yazın nasıl salgının sıcaktan yavaşlamayacağını söylemiyorsak kışın da birden patlamalar şeklinde artış beklemiyoruz. Kapalı alana süper bulaştırıcı dediğimiz, yüzlerce insanı enfekte etme potansiyeline sahip bir insan girerse, maske takmamışsa o kişi o ortamda açık havaya göre çok daha fazla kişiyi enfekte edebilir. Bunların büyük kısmı direk solunum yolu ile alacak, geriye kalan kısmı da yüzeylerden, havada kalan virüsten enfekte olacak.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol