Görünen o ki, biz burada yeni yıla şöyle bembeyaz bir karla giremeyeceğiz... Herkese iyi seneler dileğiyle hiç olmazsa yazımıza yağdıralım, yâd edelim karı... İstanbul’da karın yağdığı günlerden bir gün, saat gecenin üçüydü, kar tipi halinde öyle güzel yağıyordu ki eve girmek istemiyorduk ve sokaklarda yürüyorduk tatlı tatlı... Her taraf bembeyazdı... İstanbul’un bu semt-i Cihangir’i bir tuhaftır ve bitmez garabeti... Önümüze hafif sarhoş tuhaf bir adam çıktı karla kaplı ana caddede, irice bir köpeğe kırmızı plastik bir kızak bağlamıştı, ona baktığımızı farkedince bize doğru şöyle haykırdı: “Dakkası beş dolar ama sadece çocuklara... Büyükler beşyüz dolar da verse bindirmem abi, sadece çocuklara bu...” Zavallı bir köpeğe bağlı kırmızı bir kızak tarifsiz bir paradoks etkisi yaptı tipide, halüsünasyon girdabına sürükledi beni... Sanki kutuplardaydık... Üstelik gecenin köründe, saatin üçünde nerden çocuk buluyorsun da kızağa bindiriyorsun a beyhude... Dikkatimi çeken bir diğer konu da şuydu ki; köpeğe de bir şevk, bir heyecan gelmişti hafiften. Kaşif Amudsen atmosferinde ne olacağını o da dört gözle bekliyordu sanki...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol