"Selefi radikalleşmenin analizi bir buçuk yıldır yapılıyor"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gazeteci Can Dündar’ın ‘Türkiye karşıtlarıyla iş birliği’ yaptığını ve bugünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan Polis Akademisi’nin başındayken aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ‘FETÖ’den ihraç ettiğini söyledi.

"Selefi radikalleşmenin analizi bir buçuk yıldır yapılıyor"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gazeteci Can Dündar’ın ‘Türkiye karşıtlarıyla iş birliği’ yaptığını ve bugünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan Polis Akademisi’nin başındayken aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ‘FETÖ’den ihraç ettiğini söyledi.

24 Eylül 2020 Perşembe 13:18
"Selefi radikalleşmenin analizi bir buçuk yıldır yapılıyor"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programı sırasında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“PKK bitti ne zaman diyeceğiz” sorusuna ise “Biz size ekim ayında Allah nasip ederse bir rakam veririz” yanıtını veren İçişleri Bakanı Soylu, Türkiye ekonomisinin sıçrama dönemine doğru geldiğini söyledi.

Bakan Süleyman Soylu açıklamalarına şu ifadeler ile devam etti: “Türkiye’nin alt yapısı, oluşturduğu dinamik ve getirdiği süreç, büyük bir sıçramayı beraberinde getiriyor. Burada bizim boş bir yerimiz var. Doğu ve Güneydoğu, kapasitemizin boş olduğu bir yer. Yani diyelim ki Türkiye’nin tamamında yüzde 30 kapasite boşluğu varsa, Güneydoğu’da bu kapasite yüzde 55-60. Bu salgının çok büyük bir faydası olacak. Bugün Doğu Akdeniz’deyiz, bugün İHA yapıyoruz, bugün Çanakkale Köprüsü yapıyoruz. Libya’dayız.”

"Sadece PR üzerinden tweet atması son derece sakil bir davranıştır"

Soylu, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan ile kişisel bir sorununun olmadığını, fakat, karşı karşıya kaldığı meseleyi kendi üslubu ile ifade etmeye çalıştığını dile getirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bir AYM üyesinin bisikletini gösterip, anayasanın 137. maddesini ortaya koyup ‘Hukuka kimse müdahale edemez’ gibi sadece PR üzerinden tweet atması son derece sakil bir davranıştır. Eğer bu davalar görülürken İçişleri bakanı olarak, ‘Benle alakası var, buna şöyle bakın’ dersem bu tweet’i atarsın ve ‘Yargıya kimse müdahale edemez’ dersin. Ancak ben böyle bir şey yapmamışım ki. Tam tersi bitmiş, benim sonradan haberim olunca bir reaksiyon ortaya koymuşum. Eleştirme hakkı her zaman var, ben eleştirmiyorum ki senin arkadaşların eleştiriyor. Öyle bir hava oluşturuluyor ki sanki biz buna müdahale etmişiz de bu da anayasanın 137. maddesine aykırı gelmiş de öyle bir istifham oluşturmaya çalışmışlar. Bu büyük bir haksızlıktır.”

"Rezil bir bildiri bu"

Soylu, Barış Akademisyenleri’nin AYM tarafından ifade özgürlüğü sayılan ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisiyle ilgili şunları söyledi: “Rezil bir bildiri bu. İlk derece mahkemeler bunlara, ‘Siz suç işlediniz, terör örgütü ile eşdeş bir tavır ortaya koydunuz’ diyor. AYM ise buna ‘Düşünce özgürlüğü’ diyor. Aynen Erdoğan’a ve devlete hakaret edenlere düşünce özgürlüğü dediği gibi buna da ‘Düşünce özgürlüğü’ diyor. Biz bu ülkenin varlığı için kendini feda edenlere ne diyeceğiz? Bana, ‘AYM ile niye böyle sert bir polemiğe girdin, acaba kişileri mi hedef aldın’ diye soruyorlar. Hayır kişileri hedef almadım. Bu günde bana laf yetiştirip, güya istiskal etmeye çalışan birtakım değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim.”

AYM’nin aldığı bir kararı eleştirmenin suç olmadığını dile getiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Herkesin özgürlüğünü savunurken, benim özgürlüğüme halel getirmek herhalde doğru bir şey değil. Can Dündar’ı kim saldı, ne yapıyor şimdi? Ne kadar Türkiye karşıtı varsa hepsinin şemsiyesini yapmaya çalışıyor, hepsiyle beraber iş birliği yapmaya çalışıyor. Demin tweet atmış, ‘Benim tarafım AYM’dir, hukuk devletidir. Soylu polis devletinin temsilcisidir’ Nereden çıktı polis devleti hadisesi? Özgürlüğü savunmaya çalışan, terörü Türkiye’den tasfiye eden ve herkesin huzur, refah içerisinde yaşamayı savunan taraf biziz” diye konuştu.

AYM başkanının eskiden Polis Akademisi başkanlığı görevinde bulunduğunu ifade eden Soylu, “AYM başkanının aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ben uzaklaştırdım, ihraç ettim FETÖ’den. Demek ki devlete adam alınırken dikkat edilmesi lazım. Ben bilerek aldı demiyorum ama bir şeyi iptal ederken 50 yıl geçmişine bakmana gerek yok. Başka bir şey daha var, esas itibarıyla bir de Erzurum Üniversitesi ile yapılan bir protokol var, birtakım polis memurlarının direkt amirliğe geçmelerini temin edecek. O daha büyük bir felaket.” açıklamasında bulundu.

"Siber’de böyle bir düzenleme yapıldı"

Sosyal medyanın ‘manipülatif bir tarafı’ olduğuna dikkatleri çeken Soylu, “15 Temmuz sonrası Siber’e ‘Sen birtakım suçlar tespit edebilirsin, bir kavga gördün diyelim, burayı tespit et ve hakime git, yetki al, sonra gel bu suçluları ilgili birimlere bildir, yakala ve hemen tekrar hakime götür’ Yani iki defa hakime gidiyor. Neden? Siz dışarıda bir olay gördünüz, polissiniz diyelim. Müdahale etmemeniz mi lazım? Veya hırsız gördünüz, ‘Abi bir dakika, ben hakimden izin alacağım, gelip seni yakalayacağım’ mı demek lazım? Siber’de böyle bir düzenleme yapıldı.

Bu Meclis’te yapılan düzenlemeden sonra dedi ki ‘Hayır, sen önce hakimden izin alacaksın olayı görünce. İnsanlar birbirlerini yesinler. Ondan sonra tekrar kim olacağını tespit edeceksin, sonra tekrar gelip yakalayacaksın, suç unsuru da varsa cezasını vereceksin’ Ölme eşeğim ölme, yonca bitince yersin. Bitti mi hayır. Bunlar benim alanlarımla ilgili” ifadelerini kullandı.

"Şu ana kadar 2 milyon 200 bin dijital veriyi çözdük"

‘FETÖ’ soruşturmaları kapsamında Türkiye’de 125 bin kişinin kamudan ihraç edildiği bilgisini veren Soylu, “Ankara sınırları içerisinde bu yıl sadece tespit ettiğimiz FETÖ’cü 1600 kişi. 2019’da 2 bin kişi. Daha yeni tespit. Bunu nasıl tespit ediyoruz? Mahrem imamlar, ifadeler, gaybubet evleri, çalışma evleri, ardışık arama soruşturmaları, ankesör soruşturmaları, operasyonel hat soruşturmaları diye ayrı kompartımanımız var. Soruşturma yapıyoruz ve hepsinden her gün bir şey çıkıyor. ByLock. Şu ana kadar 2 milyon 200 bin dijital veriyi çözdük” diye konuştu.

"Burada bir hareketlilik söz konusu ama uzun zamandan beri"

Soylu, kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün, bazı derneklerin silahlandığı iddiasına yönelik olarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Her söylenen bilgiyi ciddiye aldıklarını ifade eden Soylu, işlerinin bilgiyi yönetmek olduğunu belirterek “Türkiye’de Selefi inancına dayalı radikalleşmenin kaynaklarının analizi bir buçuk yıldır yapılıyor. Sadece bu değil 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020’ye kadar şunlara mensup 5 bin kişiyi gözaltına aldık. Yani, burada bir hareketlilik söz konusu ama uzun zamandan beri” dedi.

Elindeki dosyaları gösteren Soylu, Selefilerle alakalı 47 dosya olduğu bilgisini verdi.

Son Güncelleme: 24.09.2020 13:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol