Şehir hastanelerinde öncelik kar etmek mi?

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şehir hastanelerinde meydana gelen problemler ve teknik aksamalar nedeniyle başta hastaların daha sonra da doktor ve diğer personelin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesi için Meclis araştırması istedi.

Şehir hastanelerinde öncelik kar etmek mi?

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şehir hastanelerinde meydana gelen problemler ve teknik aksamalar nedeniyle başta hastaların daha sonra da doktor ve diğer personelin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesi için Meclis araştırması istedi.

19 Temmuz 2019 Cuma 16:37
Şehir hastanelerinde öncelik kar etmek mi?


Şehir hastanelerinin yapımındaki modelin uygulandığı ülkelerde, piyasa için yeni fırsatlar sağlayan kamu özel yatırımlarının, kamu yararı amacı gözetmediğini vurguladı.

Tanrıkulu; "Ülkemizde ‘Şehir Hastanesi’ olarak adlandırılan kamu özel ortaklığı yöntemiyle kurulan ve işletilen hastanelerin sağlık hizmetleri sistemini eriten, özel ve kâr amaçlı hizmetler sunduğu ve bu hastanelerde sunulan sağlık hizmetinin odak noktasını insan sağlığı değil, elde edilecek kârın oluşturduğu da bilinmektedir" dedi.

"Bölümler arası mesafe çok fazla"

Şehir hastanelerinde alakalı bölümler arasındaki mesafenin fazla olması hasta hizmetine engel olabnileceği konusuna dikkat çeken Sezfin Tanrıkulu şöylem devam etti:
Yakın ilişki içinde olması gereken birimler arasında bile uzun koridorlar ve kat edilmesi gereken uzun mesafeler var. Bu durum özellikle acil müdahale zorunluluğu bulunan vakalarda telafisi zor sonuçların yaşanmasını beraberinde getirmektedir. Ayaktan tedavi hizmeti alan hastalar için birimler arasındaki mesafenin uzunluğu yakınmalara yol açarken; hayati tehlikesi olan hastalar, yaşlılar, engelliler vb. dezavantajlı hastalar ve yakınları için hizmet sunulan birimler arasındaki mesafenin uzunluğu ile eğitimsiz ve yetersiz sayıdaki personel, sağlık hizmeti sunumu sırasında ciddi sorunlara yol açabilmektedir.”

Şehir hastanelerinde yatak başına düşen kapalı alan büyüklüğünün mavi kod uygulamalarında sorun yaşanmasına yol açtığını söyleyen Tanrıkulu; “Bazı olgularda, zamanında yetişilememesi yüzünden hastaların kaybedilmiş olabileceğine ilişkin endişeler söz konusudur. Çok sayıda ve uzak bloklarda mavi kod nöbeti tutma zorunluluğu doğmuş ve bazı hastanelerde bu görev, ileri yaşam desteği konusunda mesleki deneyim sahibi yeterli sayıda hekim olmadığı için göz, patoloji vb. bu alanda uzun yıllardır hizmet sunmamış ve deneyimi olmayan branşlardaki hekimlere verilmiştir” dedi.

"Deneyimli personel yerine şirket elemanları çalışıyor"

Şehir hastanelerine geçişle birlikte şirket tarafından yürütülen laboratuvar, görüntüleme gibi birçok alanda önemli sıkıntılar yaşandığını belirten Tanrıkulu; “Bunun temel nedenlerinden biri eski hastanelerinde bu alanlarda çalışan deneyimli kamu sağlık personeli yerine şirket elemanı deneyimsiz kişilerin çalıştırılmasıdır. Yine şirket tarafından yürütülen bu hizmetlerde ekonomik kısıtlamalar nedeniyle kimi parametreler çalışılmamakta, bu durum nedeniyle hasta takip ve tedavisinde birçok zorluk yaşanmaktadır. Uzun yıllar içinde kendi alanlarında yüksek mesleki birikime sahip olmuş, kıdemli laboratuvar ve radyoloji teknisyenleri ise kan alma vb. gibi bu birikimi kullanamadıkları alanlarda çalışmaya zorlanmakta; bu durum iş doyumunu azaltırken iş stresinde artışa yol açmaktadır. Şehir hastanelerinde acil servislerden yoğun bakımlara kadar değişen mimari, tek kişilik izleme ve tedavi odaları bu alanlarda görev yapan sağlık çalışanlarının sayısının artmasını gerekli kıldığı halde, aradan geçen zamana rağmen bu alanlarda yetersiz sayıda sağlık çalışanı görev yapmaktadır. Artan nöbet sayıları ayrıca önemli bir sorun oluşturmaktadır. Şehir hastanelerinde hem kapalı alanın hem de hasta sayısının artmış olmasına karşın enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının ve hastane enfeksiyon kontrol komitesinde çalışan hemşire sayısının arttırılmaması nedeniyle denetimler yeterince yapılamamaktadır. Bu durum hastane enfeksiyon hızlarında ve şehir hastanelerinde ölüm hızında artışa yol açabilir” dedi.

Tanrıkulu son olarak şunları söyledi:
“Şehir hastanelerinde yaşanan problemler akabinde, hastaların, doktorların ve hastane çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlerin ivedi giderilerek, uygun bir çalışma ortamı sağlanması ve hastaların tedavi süreçlerinde aksama yaşanmaması adına etkili, sürekli ve somut önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’inci Maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.” 

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol