''Sanık yakınlarından AKP milletvekiline dava özeti...''

Ankara’da bir plazada hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne yönelik olarak açılan davanın üçüncü duruşması başladı. Duruşma öncesinde sanık yakınlarından birisi AKP Milletvekili Arife Polat Düzgün’e davanın özetini içeren bir dosya teslim etti.

''Sanık yakınlarından AKP milletvekiline dava özeti...''

Ankara’da bir plazada hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne yönelik olarak açılan davanın üçüncü duruşması başladı. Duruşma öncesinde sanık yakınlarından birisi AKP Milletvekili Arife Polat Düzgün’e davanın özetini içeren bir dosya teslim etti.

10 Temmuz 2019 Çarşamba 13:48
''Sanık yakınlarından AKP milletvekiline dava özeti...''

Üniversite öğrencisi 22 yaşında olan Şule Çet’in geçtiğimiz yıl Ankara’da bir plazanın 20’nci katından atılarak yaşamını yitirdiği iddiası ile açılan davanın üçüncü duruşması Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Çok sayıda kadın Ankara Adliyesi bahçesinde duruşma öncesi bir araya gelerek Çet davasının takipçisi olacakları mesajını bir kez daha verdi. Seslerini duyurmaya çalışan kadınlar, “Erkek adalet değil gerçek adalet” pankartı taşıdılar. Şule Çet İçin Adalet Komisyonu tarafından gerçekleştirilen açıklamada, “Şule ilk değildi son da olmadı. Şule’den sonra kadınlar defalarda katliama uğradı. Bunlar sürekli örtbas edilmeye çalışılıyor” ifadelerine yer verildi.

Sanık yakınlarından AK Partili vekile dava özeti’

Duruşma salonuna ilk olarak sanık yakınları daha sonrasında ise Çet’in ailesi alındı. Milletvekillerinin de takip ettiği duruşma öncesinde, sanıkların yakınlarından bir kişi AK Parti Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün’e “Davanın özetini içeriyor vekilim” diyerek bir dosya teslim etti. Sanık yakınlarından söz konusu dosyayı alan AK Partili Milletvekili Düzgün davanın özetini inceledi.

Fotoğraf: AKP Milletvekili Arife Polat Düzgün

‘Vajinada DNA tespit ettim’

Mersin Üniversitesi’nde görevli ve daha öncesinde uzman mütalaası hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar mahkemede ilk ifade veren isim oldu.

Gerçekleştirilen otopsi bulgularını ölü muane belgelerini inceleme yaprak raporu hazırladıklarını dile getiren Kar, “Tespit ettiğim sonuçlara göre maktulün anal bölgesinde ekimoz, sıyrık tespit ettim. Anal bölgesinde erkek prostat sıvısı ve tükürük tespit ettim. Vajinal bölgede bir erkeğe ait DNA olduğunu tespit ettim” dedi.

Hakimin, “Erkek DNA’sı ne kadar canlı kalır?” şeklinde yönelttiği soruya ise Kar, “DNA’sı kısa sürede geçmez. Anal bölgede tespit edilen prostat sıvısı yeni ilişki göstergesidir” yanıtını verdi.

‘Tokalaşma ile DNA geçmez’

Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın yaptığı habere göre udahil vekili Onur Tatar, Şule’nin tırnak altından tespit edilen Berk Akand’ın DNA’sının iddia edildiği gibi tokalaşmayla geçip geçemeyeceğini sorduğu zaman ise Kar, “Tokalaşma ile tırnak altına DNA geçmez. Tırmalama ile tırnak altına doku geçer” yanıtını verdi.

‘DNA geçmesi için yaralanmasına gerek yok’

Sanık Berk Akand avukatı Paşa Büyükkayaer, “Olaydan hemen sonra alınan hastane raporunda Berk Akand’da darp ve iz yok. Benim müvekkilim yarın bir şey derlerse diye Çağatay Aksu’nun kolundaki çiziğin fotoğrafını çekiyor. Bir boğuşma oluyor ama benim müvekkilimin başından aşağıya hiçbir şey yok” dedi.

Uzman Kar sanık avukatına şu yanıtı verdi, “Tırnak altına DNA geçmesi için kişide yaralanma olması gerekmiyor. Deri bütünlüğü bozulmadan da tırnak altına doku geçebilir.”

Sanık avukattan anal bölgedeki sıyrıklara ilişkin soru

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, uzman Kar’a, “Anal ilişki neredeyse kesindir dediniz. Zorla girilen bir anal ilişkide, içeride doku altında 2 cm’lik bir anal bölgenin girişinde hiçbir şey yok. Bu nasıl mümkün olur? Bu fissür kabızlık nedeniyle olur mu?” diye sordu.

Kar ise şu yanırı verdi: “Fissür yok, ekimoz var. Anal bölgede ekimoz var. Bölgesel kanama alanları ve sıyrıklar var. Yok dediğiniz şeyler var. Kabızlık ile fissür oluşması beklenilir bir bilgi değildir.”

‘Şule Çağatay samimi davranıyor dedi’

Şule’nin arkadaşlarından Zehra ifade verdi. Çet’in dört yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Zerhra Çer’in psikolojik sorununun olmadığını söyledi. Zehra şunları kaydetti:

“Sonra Çağatay ve Berkand’ın yanında çalıştı sonra işten çıkarıldı. O gece de kalan parası için ordaydı. İntihar olarak nitelendiriliyor ama altı boş olan yerde yemek yiyemeyen insan, yükseklik korkusu vardı. Psikolojik durumunda bir şey yoktu. Ben onun mutsuz haline rastlamadık.

Çağatay’ın ona karşı bir şeyler hissettiğini söyledi. Bunu hissediyorum, samimi davranıyor olarak söylemişti. Berk’ten hiç bahsetmemişti.”

Sanık Aksu: Hiç mutlu şiir okumamış mı?

Çağatay Aksu ifade veren Çet’in arkadaşına, “Kaba tarif etmek istemiyorum. Tanıklar nasıl getiriliyor. Şule’nin Twitter paylaşımları vardı annesiyle gitmekle ilgili. Annesinin yanına gitmek istemiş olabilir mi” diye sordu.

Zehra, “Buna benzer şeyleri ben de paylaştım ama intihar etmedim. İnsanlar bunları paylaşınca intihar etmiş olmuyor. Bunun ruhsal sağlığıyla ilgili alakası yok” deri.

Aksu bunun üzerine, “Hiç mutlu şiir okumamış mı” dedi ve salondan tepki sesi yükseldi.

Sanık Akand’ın çocukluk arkadaşı konuştu

Sanık Berk Akand’ın çocukluk arkadaşı Gözde mahkeme salonunda ifade verdi. Olay gecesi Berk Akand’ın kendisine geleceğini söyleyen Gözde, “12 gibi aradım geleceğini söyledi Berk. Çağatay’ın gelmediğini söyledi. Beni de çağırdılar. Ben de yorgundum. Gece 3.30’da Berk’i aradım. Gelmiyor musun diye konuştum. Gelmeyeceklerini söyledi. Konuşabiliyordu. Daha sonra benden birkaç gün sonra Whatsapp konuşmalarını istedi. Ben de silmiştim ve olayı söyledi. Berk’i uzun yıllardır tanıyorum. Gelir gider. Aynı yatağı da paylaştık. Hiç öyle bir şeyini görmedim” diye konuştu.

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım’ın “Sizi oraya çağırmalarındaki amaç neydi” sorusu üzerine Gözde, “Biz gelemiyoruz, sen gel dediler” dedi. “Üçüncü davet edilen kadının siz olduğunuzu biliyor musunuz” sorusuna ise Gözde, “Başka kimin davet edildiğini bilmiyordum. Şule diye birisinin orada olduğunu da bilmiyordum” yanıtını verdi.

‘Sanık Aksu’nun uyuşturucu tedavisi var’

Müdahil vekillerinden Onur Tatar, “Sanık avukatı Şule Çet’in okul transkriptini istedi. Ama Şule yaşasaydı mezun olacaktı. Biz de Çağatay Aksu’nun sicil kaydına baktık. Dolandırıcılık ve uyuşturucudan kaynaklı dosyası var. Uyuşturucu nedeniyle tedavisi var” dedi.

“Dosyaya bir delil daha geldi” diyen Tatar, soruşturmanın ilk savcısının sanık avukatları Levent Erkmen ve Paşa Büyükkayaer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Tatar şöyle devam etti: “Yazılı ifadede savcı hanım, ‘Levent ve Paşa bana geldiler ve bir ses kaydından bahsettiler, Umur Yıldırım’la ilgili. Dinlemezseniz bunu internette paylaşacağım dediler’ yazmış. Bu ses kaydı internet üzerinden paylaşıldı. Böyle bir yasa dışı durum tertip ettiler.”

Şule Çet dosyasının ilk savcısı Alev Ersan Albuz suç duyurusunda, “Sanık vekili avukatlar bana geldiler. Şule Çet’in avukatı Umur yıldırım ile ilgili ses kaydı dinletmek istediler. Kabul etmedim. İnternetten yayınlayacaklarını söylediler” dedi.

Şule’nin sol ayakkabısının önden atıldığı açık’

Olay yeri fotoğraflarını mahkeme salonunda gösteren mağdur avukatı Ferhat Gebeş,“Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Bunun sizin anlatımlarınızla alakası yok” dedi. Gebeş olay yeri bulgularına göre hazırlanan rapordan şunları söyledi:

“Sanık avukatı Levent Ekmen delillerin polis tarafından karartıldığını iddia etmişti. Keşif esnasında olay yerinde inceleme yapan polise bunu söylediğimizde, olay yerini olduğu gibi muhafaza ettiğini belirtti. Sanıklara soruyorum, delilleri kim kararttı, ikiniz birlikte mi kararttınız?”

“Şule’nin 4 metre acığa düşmesinin imkanı yok. En kuvvetli ihtimal de atıldığı. Çağatay 4.5 metreyi kat ederek düşmesine saniyeler kala Şule’yi tutmaya çalıştığını iddia etse de odadaki eşyaların konumu buna uygun değil. Şule’nin sol ayakkabısının önceden atıldığı açıktır. Sağ ayakkabısı da ya sonradan atıldı ya da düşme esnasında çıktı.”

‘Kazağı giydirilmeye çalışmış’

“Olay yeri görüntüsünde görüyoruz ki Şule’nin kazağı uzun fakat düşme görüntüsünde kazağı katlanmış halde. Atılmadan önce kazağı giydirilmeye çalışılmış…”

Sanık aksu: Benim süper güçlerim var herhalde

Mahkeme heyeti sanık Çağatay Aksu’ya söz verdi. Aksu, “Yine bir senaryo yine bir çizim. 14 ay geçmiş. Ofis çok kısa sürede boşaltıldı. Oraya kimin gidip gitmediğini takip etmişler. 4.5 metreyi ne ara koştum diyorlar. Şule’yi gördüm ve ayak bileğinden tuttum dedim. Perde mevzu var. Nereden önceki kayıtla perdeyi görmüşler. Ayakkabıyı attığımızı iddia ediyorlar. Doğa üstü güçlerim var herhalde. Birine dokunmadan tecavüz etme, birine dokunmadan aşağıya atma…” diye konuştu.

Bir diğer tutuklu sanık Berk Akand ise, “Diyecek sözüm yok” dedi ve daha fazla konuşmadı.

‘Sanık mahkemeye doğru telefonu vermedi’

Mağdur avukatlarından Umur Yıldırım söz aldı. Sanık Berk Akand’ın mahkemeye sunulan telefonuna ilişkin konulan Yıldırım, “Berk mahkemeye doğru telefonu vermedi. Hala delilleri karartmaya çalışılıyor. Çağatay Aksu yardım ettiğini söylüyor Şule’ye ama ne 112’yi ne 155’i aramış” diye konuştu.

Şule Çet’in sadece 2016 yılında psikolojik olarak klinikte ayakta tedavi olduğunu söyleyen Yıldırım , “Psikolojik sorunu yok“ dedi. “Sanık Çağatay’ın annesi dosya için para verdiğini ve dolandırıldığını söyledi, oğlu da içeride başarılıymış onları orada kalsın” diyen Yıldırım sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.

Sanık avukatları tahliye talep etti

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, polisler tarafından müvekkillerinin işkenceye maruz kaldığını söyledi. “Müvekkilin ailesinin zengin olduğu ve davayı etkilediği söyleniyor bu yalan” diyen avukat, “İki emekli insan bunlar. Mudahil avukatları tarafından Porsche binip gidiyor deniliyor. Porsche binip gidiyorlarsa allah belamızı versin. Kılıçdaroğlu da konuşma yapıyor bu konuyla ilgili bu da mahkemeyi etkileme değil mi? “ dedi ve müvekkilinin serbest bırakılmasını talep etti.

Sanık avukatlarından Şule’nin ilişkisine odaklanılsın talebi!

Sanık Berk Akand’ın avukatı Paşa Büyükkayaer, “Uzman mütalaası parasını ver şeklinde hazırlanıyor. Biz resmi raporlardan bahsediyoruz. Çorap nerede diyorlar. Ayakkabı kolun altında diyorlar. Bunlardan emare dahi olamaz” diye konuştu ve müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Sanık Berk Akand’ın bir diğer avukatı İskender Fatih Balkış, “Şule’nin iki yıllık bir ilişkisi var. baro başkanları, erkek arkadaşına söylemediği gerçeği üzerine yoğunlaşsalar burası değişecek. Benim müvekkilim çıkınca Türkiye’de yaşayabilir mi bilmiyorum. Şule istediği yerde istediği gibi olabilir. Furkan’ın Şule’ye ulaşma çabası var. Bir kızın genital bölgesinde DNA varsa, bunlar uymuyorsa erkek arkadaşına aittir” dedi ve müvekkilinin tahliyesini talep etti. Balkış’ın sözlerine salondan tepki geldi.

Sanıkların tutukluluğuna devam kararı verildi

Mahkeme heyeti yaptığı görüşmenin ardından ara kararını verdi. Çet’in psikolojik durumuna ilişkin rapor hazırlanmasını isteyen heyet ihtisas kurumundan raporun beklenmesine karar verdi. Sanık avukatlarının, Çet’e ev arkadaşının olay gecesi yolladığı mesajlardan ikisinin silindiği iddiasına karşı heyet, Çet’in arkadaşının yeniden dinlenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti sanıkların tutukluk haline devam kararı verdi ve dördüncü duruşmayı 16 Ekim 2019’a erteledi.

Sanık avukatlarının Çet’in eski sevgilisinin duruşmaya getirmesi talebi reddedildi.

Duruşmanın ardından sanık aileleri “Hak hukuk adalet” sloganı atarken sanık Berk Akand’da arka sıradaki kadınlara yönelerek parmağını salladı. Mahkeme salonunda Çet için biraraya gelenler, “Şule için adalet” sloganı attılar.

Son Güncelleme: 10.07.2019 14:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol