"Sadece Kovid-19'la değil İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sene sadece Kovid-19 virüsüyle değil ondan daha hızlı yayılan İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele etmek zorunda kaldık” dedi.

"Sadece Kovid-19'la değil İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sene sadece Kovid-19 virüsüyle değil ondan daha hızlı yayılan İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele etmek zorunda kaldık” dedi.

28 Kasım 2020 Cumartesi 15:39
"Sadece Kovid-19'la değil İslam düşmanlığı virüsüyle de mücadele ettik"

Erdoğan, Amerika Müslüman Cemiyeti’nin 23. Yıllık Kongresi’ne video konferans yoluyla bağlandı.

Bu sene insanlığın büyük bir sağlık kriziyle, koronavirüs salgını ile mücadele ettiğine dikkatleri çeken Erdoğan, yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Şimdiye kadar yaklaşık 1,5 milyon insanın hayatına mal olan salgın, dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor. Hemen her gün bir sevdiğimizin, yakınımızın, komşumuzun veya varlığıyla huzur bulduğumuz kadim bir dostumuzun vefat haberini alıyoruz. Dünya hayatının varlıkla ve yoklukla sınanmak olduğunu bilen insanlar olarak kaybettiklerimizin acısı yüreğimizi yaksa da sabrediyor, Rabbimizden bizi ve tüm insanlığı bu musibetten bir an önce kurtarmasını niyaz ediyoruz. Covid-19 hastalığına kurban verdiğimiz tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, hastalarımıza acil şifalar diliyorum.”

"Kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra..."

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin korona yardımlarından şu sözlerle bahsetti: “Kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, hiçbir ayrım yapmadan ülkemizden talepte bulunan 156 ülke ve 9 uluslararası kuruluşa da tıbbi malzeme ve teçhizat gönderdik. Filistin’den Somali’ye, Yemen’den Libya’ya, Arakan’dan Afganistan’a, Gine’den Lübnan’a, Pakistan’a kadar gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimize yardım elimizi uzattık.”

Erdoğan açıklamalarına şu ifadeler ile devam etti: “Yardımlarımızı, bir kamu diplomasisi veya corona virüsü diplomasisi olarak değil, inancımızın ve imanımızın, elbette Müslümanlığımızın gereği olarak yapıyoruz. Amerikan İslam Toplumunun da bu süreçte gerçekten takdire şayan bir duruş sergilediğini görüyoruz. Amerika’da yerleşik vakıf ve dernekler, düzenledikleri yardım kampanyalarıyla farklı şehirlerdeki ihtiyaç sahiplerinin imdadına koştular. Online psikolojik destek hizmetinden salgın nedeniyle evinden çıkamayan yaşlıların ihtiyaçlarının giderilmesine kadar çok geniş bir yelpazede hepsi birbirinden kıymetli çalışmalara imza attılar. Müslüman olmanın güzelliğini yaşayışlarıyla Amerikan toplumuna gösteren tüm kardeşlerimi gönülden tebrik ediyorum. Sizlerin bu örnek davranışının, İslam’ı terörle, şiddetle, cehaletle özdeşleştirmeye çalışanlara verilmiş en esaslı cevap olduğuna inanıyorum.”

Bu sene yalnızca Kovid-19 virüsüyle değil, ondan daha hızlı yayılan ‘İslam düşmanlığı’ virüsüyle de mücadele etmek zorunda kaldıklarını ifade eden cumhurbaşkanı, “Uzun yıllar demokrasinin beşiği olarak nitelendirilen ülkelerde kültürel ırkçılık, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır” dedi.

İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının, siyaseti esir alan, günlük hayatı zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren bir akıma dönüştüğünü kaydeden Erdoğan, birçok ülkede inancından, dilinden, adından veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesinin artık sıradan bir hal aldığına dikkatleri çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşırı sağcı grupların Türkler kadar Afrikalı, Asyalı göçmenleri, Müslümanlar kadar Musevileri de hedef aldığına dikkat çekti: “Zihniyet itibarıyla DEAŞ veya FETÖ’den hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin, giderek daha fazla zemin kazandığını, hatta devlet başkanı seviyesinde teşvik edildiğini görüyoruz. Son günlerde Fransa’da fikir özgürlüğü adı altında Peygamber Efendimize yönelik alçaklıkları sizler de yakından takip ediyorsunuz. İnsanların kutsallarını aşağılamanın özgürlükle alakası yoktur. Çünkü düşünce farklıdır, hakaret farklıdır. Hakarete fikir muamelesi yapmak, en başta düşünceye hakarettir. Kur’an-ı Kerim’i yakanların sırtını sıvazlayanlar, Peygamber Efendimize hakareti teşvik edenler, mescitlere yönelik saldırıları görmezden gelenler, tüm bunları özgürlük adına değil, içlerindeki faşizmi gizlemek için yapıyor. Dikkat edin, bizim mukaddes değerlerimize yönelik her türlü saldırıyı fikir ve basın özgürlüğü parantezine alırlarken, kendileriyle ilgili en küçük bir eleştiriye dahi tahammül gösteremiyorlar. Kimi zaman tehdit ederek, kimi zaman gazetecileri azarlayarak, kimi zaman da güvenlik kuvvetleriyle bizzat gazeteleri basarak, çıkarlarına zarar verenlere hadlerini bildiriyorlar.”

Erdoğan şöyle devam etti: “Kutsallarımıza yönelik saldırılar karşısında tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp İslam ortak paydasında buluşmak hepimizin görevidir. Bizler İslam ümmetinin harimiismeti, namusu, göz bebeği olan Kudüs’ün hakkını, canımız pahasına savunmak zorundayız. Terör örgütleriyle amansız bir mücadele yürütürken, kutsallarımıza yönelik hadsizlikler karşısında da tepkimizi göstermekten çekinmiyoruz.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol