İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi: Sakarya’daki patlama ‘işçi katliamı’

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) hazırladığı raporuna göre haziran ayı içerisinde en az 188 işçi cinayeti meydana geldi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi: Sakarya’daki patlama ‘işçi katliamı’

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) hazırladığı raporuna göre haziran ayı içerisinde en az 188 işçi cinayeti meydana geldi.

09 Temmuz 2020 Perşembe 16:57
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi: Sakarya’daki patlama ‘işçi katliamı’

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin hazırladığı söz konusu raporda aylara göre dağılıma bakıldığı zaman ocak ayı içerisinde en az 114, şubat ayı içerisinde en az 133, mart ayı içerisinde en az 113, nisan ayı içerisinde en az 221, mayıs ayı içerisinde en az 165 iş cinayeti kaydedildi.

Bu yılın ilk yarısında iş cinayetlerinde en az 934 işçi hayatını kaybetti.

Sekiz çocuk işçi can verdi

Haziran ayı içerisinde yaşamını yitiren 188 işçinin 147’si ücretli (işçi ve memur), 41’i ise kendi nam ve hesabına (çiftçi ve esnaf) çalışıyordu.

Hayatını kaybedenlerden dördü kadın, 184 erkek işçiyken, sekiz de çocuk işçi can verdi.

Altı sığınmacı işçi hayatını kaybetti

Bu ay içerisinde meydana gelen iş cinayetlerinde sekiz sığınmacı işçi hayatını kaybetti. Bunlardan altısı Afganistanlı, biri Suriyeli, biri de Türkmenistanlı.

Can kaypları en fazla tarım, inşaat, taşımacılık, ticaret/büro, belediye/genel işler, sağlık, güvenlik, gıda, tekstil, ağaç ve enerji işkollarında gözlendi.

Ölüm sebepleri sıralamasında da en başta trafik/servis kazası gelidi. Daha sonrasında ise sırası ile ezilme/göçük, kalp krizi, yüksekten düşme, şiddet, Kovid-19 ve elektrik çarpması yer aldı.

İşçi ölümlerinde İstanbul ilk sırada

15 işçinin yaşamını yitirdiği İstanbul, iş cinayetlerinde ilk sırada yer alırken İstanbul’u 11 can kaybı ile Konya, sekiz can kaybıyla Sivas, yedi can kaybıyla Aydın, Gaziantep ve Kocaeli izledi.

Sakarya’da işçi katliamı

Sakarya’nın Hendek ilçesi Yukarıçalıca mevkisinde yaklaşık 15 dönüm alan üzerine kurulu havai fişek fabrikasında 3 temmuz gününde patlama meydana gelmişti.

Yedi işçinin hayatını kaybettiği ve 128 işçinin yaralandığı söz konusu patlamada sorumlu müdür A.A., iş güvenliği uzmanı A.B., ustabaşı E.Ö. ile H.A.V ve fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun tutuklanmıştı.

Fabrika sahibi kendi hariç herkesi sorumlu tutmuş, “Kontrol ve sorumluluk bende değil. Yaklaşık üç-dört yıldır fabrikaya nadiren gelirim” demişti.

"Tespit edebildiğimiz kadarıyla son 13 yılda sekiz patlama"

İSİG’in raporunda olaya ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Coşkunlar bir aile şirketi ve birden fazla benzer isimli şirket bulunuyor. Bu şirketlerde tespit edebildiğimiz kadarıyla son 13 yılda sekiz patlama yaşandı, beş işçi hayatını kaybetti ve yaklaşık 100 işçi de yaralandı.”

"Fabrikada yaşanılanlara göz yumulduğu..."

Patlamanın asıl nedeninin devlet ve sermaye arasındaki ilişkilerde yattığının belirtildiği açıklamada şöyle dendi: “Geçtiğimiz yıllarda fabrikayı incelemeye giden uzmanların aktarımlarına göre de ‘işletme binaları patlayıcı bir maddenin üretildiği bir fabrikadan çok tavuk çiftliğini andıran binalardan oluşmaktadır.’ Hemen hemen her yönden ciddi eksiklikler barındıran fabrikanın bu zamana kadar nasıl faaliyette olduğunu ise devlet ve sermaye örgütleriyle ilişkisinde aramak gerekiyor. Zira patlama sonrası MÜSİAD Başkanları, fabrikanın sahibi ve aynı zamanda MÜSİAD Sakarya İl Başkanı olan Yaşar Coşkun’a desteğe geldiler, hem de hala arama kurtarma çalışmaları devam ederken ve onca gözyaşı-acı varken yemekli bir görüntü ile karşılaştık. Diğer yandan Yaşar Coşkun’un devletin yerel ve merkezi erkanıyla fotoğrafları ve görüşmeleri de basına yansıdı. Bu ilişkilerden çıkardığımız sonuç, bugüne kadar fabrikada yaşanılanlara göz yumulduğu ve bu işçi katliamına adeta davetiye çıkarıldığıdır.”

Son Güncelleme: 09.07.2020 17:11
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol