İktidar yanlısı vakıftan gazeteci fişlemesi

İktidar yanlısı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Türkiye’de faaliyet göstermekte olan yabancı basın kuruluşları ve bu kuruluşlarda çalışmakta olan gazeteciler ile ilgili olarak ‘fişleme’ niteliğinde bir rapor yayınladı.

İktidar yanlısı vakıftan gazeteci fişlemesi

İktidar yanlısı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Türkiye’de faaliyet göstermekte olan yabancı basın kuruluşları ve bu kuruluşlarda çalışmakta olan gazeteciler ile ilgili olarak ‘fişleme’ niteliğinde bir rapor yayınladı.

07 Temmuz 2019 Pazar 16:10
İktidar yanlısı vakıftan gazeteci fişlemesi

Söz konusu rapor içerisinde gazetecilere, savcılık iddianamelerinde sıklıkla rastlandığı gibi haber, yazı ve sosyal medya paylaşımları sebebi ile suçlamalar yöneltildi. Yine iddianame ve polis fezlekelerindeki gibi gazetecilerin daha önce çalışmış olduğu kurumları gösteren şemalara yer verilen raporda, bu medya kuruluşlarının gerçekleştirdiği ‘hükümet aleyhine haberler’in şikayet edilmesi ve bu kuruluşların yakın takibe alınması yönünde istekte bulunuldu.

İsmail Çağlar, Kevser Hülya Akdemir ve Seca Toker imzasını taşıyan 202 sayfalık rapor ‘Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları’ başlığını taşıyor.

Raporun bu kuruluşlarda çalışmakta olan gazetecileri ‘Türkiye uzantıları’ gibi kriminal bir ifade ile tanımlaması dikkat çekiyor.

Söz konusu rapor içerisinde BBC Türkçe, Deutsche Welle Türkçe, Amerika’nın Sesi Türkçe, (VOA), Sputnik Türkiye, Euronews Türkiye, CRI Türk (Çin Uluslararası Radyosu Türkiye), Independent Türkçe’nin haber ve yayın politikalarının yanı sıra bu kuruluşlarda çalışmakta olan kişilerin haber, yazı ve sosyal medya paylaşımları ‘analiz’ ediliyor.

‘Uluslararası yayın yapan medya organlarının daha iyi tanınması ve Türkiye’deki faaliyet ve bağlantılarının anlaşılması’ amacı ile hazırlandığı ifade edilen rapor içerisinde, incelenen kuruluşların özellikle 15 Temmuz darbe girişimini nasıl yansıttığına geniş yer veriliyor.

Raporda, bu yayın kuruluşlarına yönelik olarak Türkiye’de çalışan yabancı ve Türklerin çalışanların isimlerinin yanısıra, sosyal medya hesapları ve haklarındaki davalara kadar ayrıntılı bilgiler aktarılıyor.

‘Yazılarında başvurduğu ana vurgu’ suçlaması

Raporda, gazetecilere yaptıkları haberler, yazıları ve sosyal medya paylaşımları ve hatta ‘retweet’leri sebebi ile yöneltilen garip suçlamalardan bazıları şu şekilde sıralandı:

-Yazılarındaki ana vurgu Türkiye’de insan haklarına saygı duyulmadığı, gazetecilerin yeterince özgür olmadığı ve ülkenin otoriter bir yönetime sahip olduğu üzerinedir.

-Genel olarak Türkiye’de basın özgürlüğü ve insan hakları konusunda zafiyet bulunduğuna yönelik bir haber üretim politikası takip etmektedir.

-Almanya Başbakanı Angela Merkel’e yönelik övgü içeren paylaşımları da dikkat çekmekte.

-Twitter hesabından daha çok çocuk istismarı, kadın cinayetleri ve kürtaj gibi meseleler hakkında paylaşımlar yapmıştır. Türkiye’de kadınlara yönelik devlet baskısının olduğunu iddia eden paylaşımlarda bulunmuştur.

-Türkiye ile ilgili basın özgürlüğünü eleştirdiği içerikler de mevcuttur.

-Üzerinde durduğu konulardan biri de Türkiye’nin terörle mücadelesi olmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi ve Kürtlerle alakalı birçok haber yapmıştır.

-Terör örgütü PKK/PYD saflarında Ayn el-Arab’da savaşırken ölen teröristlerin yakınlarıyla röportajlar yapmıştır. Cumartesi Anneleri ile ilgili haberleri sık sık hesabı üzerinden aktarmıştır.

-Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e yönelik başlatılan soruşturmayı eleştiren birçok paylaşım yapmıştır.

‘Yolsuzluk ve işçi hakları haberleri yapıyor’

-Çeşitli mecraların Demirtaş’ın tutuklanmasına karşı çıkan haber içeriklerini de sık sık retweet etmiştir.

-DW Türkçe ile birlikte Bianet, Diken, BBC ve Guardian sayfalarının haberlerini çokça paylaşmıştır.

-Haber içerikleri hükümetin yolsuzluk yaptığı iddiaları, basın özgürlüğü ve işçi hakları üzerine yoğunlaşmıştır. Araştırmacı-gazeteci olarak çalışan X, spekülatif konular üzerinden hükümete yönelik yaptığı suçlayıcı iddialarla dikkat çekmektedir.

-PKK ile açık bir bağı olan HDP’yi destekleyen bu söylemleri kendisinin siyasi duruşunu ortaya koymaktadır.

-Twitter hesabından eski CHP milletvekili Eren Erdem’in terör suçlamasıyla tutuklanmasına büyük tepki göstermiştir. Ağırlıklı olarak ‘İslamcı faşizm’ gibi ifadelerle AK Parti’ye karşı bir nefret dili geliştirmiştir. Sosyal medya paylaşımları AK Parti’yi siyasal İslamcı ve faşist bir yönetim olarak gördüğünü ve bu nedenle hükümet karşıtı bir duruşa sahip olduğunu göstermektedir.

-Sosyal medyada ‘diken.com.tr’nin Osman Kavala’nın mektubunu paylaştığı haberini retweet etmiştir.

-Şu konudaki paylaşımı retweet ederek konuyu tekrar gündeme getirmiştir.

-Şu konuyu hükümetin muhalefete baskı uyguladığı algısına neden olacak şekilde haberleştirilmiştir.

Basın özgürlüğü, kadın hakları…

-Basın özgürlüğü üzerine sıkça paylaşımda bulunmuştur.

-Türkiye’de gerçeğin peşinde olan gazetecilerin tutuklandığını iddia eden haber içeriklerini paylaşmıştır.

-… yaptığı bir röportajdan dolayı hakkında dava açılmıştır.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten yargılanan Evrensel gazetesi genel yayın yönetmeni Fatih Polat’ı savunan paylaşımları retweet ederek tekrar dolaşıma sokmuştur.

-Zaman zaman 140journos, BirGün, Habertürk, DHA gibi mecraların içeriklerine de sosyal medya hesabında yer vermiştir.

-T24, Guardian gibi haber sitelerinin ve başörtüsünü çıkaran kadınların kurduğu ‘Yalnız Yürümeyeceksin’ platformunun paylaşımlarını ve kadın hareketleriyle ilgili yapılan haberleri paylaşmaktadır.

-T24, Bianet, Evrensel, Cumhuriyet, Diken, BirGün, DW Türkçe ve Sınır Ta-nımayan Gazeteciler gibi hükümet karşıtı söylemleriyle ön plana çıkan mecraların haberlerine yer verdiği görülmektedir.

-Türkiye’nin önemli toplumsal meselelerinden biri olan kadın cinayetleri, kadına şiddet, kadın meclisleriyle ilgili de çokça paylaşım yapmıştır. Bunun yanı sıra Demirtaş ve Öcalan ile ilgili paylaşımları dikkat çekmektedir.

-Hükümet karşıtlığı paylaşımlarından anlaşılan X, Medyascope programlarına katılmıştır.

-MİT tırları davasında Can Dündar ile beraber tutuklanan Erdem Gül üzerinden basın özgürlüğü paylaşımları yapmıştır.

-Millet İttifakı Ankara büyükşehir belediye başkan adayı Mansur Yavaş’ın paylaşımını ve Cumhur İttifakı Ankara büyükşehir belediye başkan adayı Mehmet Özhaseki’nin Pensilvanya’ya mektup gönderdiğini iddia eden haberi retweet etmiştir.

-Twitter hesabından yaptığı paylaşımların tamamen şahsi paylaşımlar olduğunu söylemiş ve retweetlerinin onay anlamına gelmediğinin altını çizmiştir.

-FETÖ’den aranan ve aynı zamanda kapatılan Bugün gazetesinin yazarı olan Yavuz Baydar’ı retweet etmesi dikkat çekicidir.

-Zaman zaman Reuters, Economist, New York Times gibi uluslararası yayın kuruluşlarının haberlerini paylaşmıştır.

-Avrupa’dan siyasi ve genel kültür içerikli haberler retweet etmiştir.

-Twitter adresinden Vatan Partisi’nin ve Aydınlık gazetesinin paylaşımlarını retweetlemiştir. Cumhuriyet gazetesi ve Ulusal Kanal’ın paylaşımları da mevcuttur.

‘Türkiye’ye yeterince destek vermeme’ suçlaması

Raporda ayrıca yabancı medya kuruluşları da yayın politikası sebebi ile suçlanırken “Dünya çapında bir terör örgütü olarak kabul edilen PKK’ya karşı Türkiye’nin verdiği askeri ve hukuki mücadeleyi yeterince desteklememiştir” ifadesine yer veriliyor.

Raporda özellikle darbe girişimi sonrası bu kuruluşların yayını eleştiriliyor: “Haber içeriklerinden de anlaşılacağı üzere tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bir darbe girişimi sonrası X’in haber dili kendi misyonu olduğunu iddia ettiği tarafsız ve gerçek haber anlayışıyla çelişmektedir.”

‘CRI Türk dışında hepsi hükümeti eleştiriyor’

Raporda ilgili medya kuruluşlarının Türkiye algısının 15 Temmuz darbe girişimi, PKK’nın hendek terörü ve HDP’li milletvekillerinin tutuklanması, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı’nın açılışı ve son olarak rahip Brunson krizinden sonra yaşanan ekonomik dalgalanma üzerinden ölçülmeye çalışıldığı belirtiliyor. Dahası, “CRI Türk haricindeki mecraların haberlerinde mevcut hükümet karşıtı bir haber dilinin benimsediği görülmüştür. Bu haberlerin kaynağını ise çoğu zaman basın özgürlüğü, demokrasi, ekonomik kriz, siyasal otoriterleşme gibi alanlara yönelik eleştiriler oluşturmaktadır” deniyor.

Hükümete takip ve raporlama önerisi

Raporun sonunda yer alan öneriler kısmında ise bu kuruluşların sitelerindeki ‘şikayet ve öneri’ bölümünün kullanılması isteniyor: “Özellikle doğrudan hükümeti hedef alan haberlerde yanlış bir içerik ve tutum tespit edildiğinde ilgili mercilere itiraz ve uyarıda bulunulmalıdır. Böylece medya kuruluşu ve kamu yayıncıları için ilgili ülke nezdinde denetim mekanizmaları işletilebilir.”

TRT World gibi örneklerin sayısının artırılması tavsiye edilen raporda ayrıca bu kuruluşların yakından takibi için de şu öneride bulunuluyor: “Türkiye’de yayın yapan yabancı medya kuruluşlarının güvenilirliği ve tarafsızlığı takip edilip kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bu maksatla bir yayın takip ve raporlama oluşumu kurulmalıdır. Medyanın tabiatı gereği oluşumun devlet tarafından kurulması isabetli olmayacaktır. Sivil toplumun kuracağı bu oluşum desteklenmeli ve teşvik edilmelidir.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol