''Hayatımda bu kadar vicdansızlığın yaşandığı ve iğrenç bir dava görmedim!''

LeMan HaBer olarak başından beri takipçisi olduğumuz Şule Çet davasının yarın görülecek duruşması öncesi Şule Çet'in avukatı Umur Yıldırım ile görüştük. Dava öncesi olması sebebiyle ve dosyanın bazı konularına girmeden (giremeden) gerçekleştirdiğimiz kısa ama çarpıcı röportajı yayınlıyoruz.

''Hayatımda bu kadar vicdansızlığın yaşandığı ve iğrenç bir dava görmedim!''

LeMan HaBer olarak başından beri takipçisi olduğumuz Şule Çet davasının yarın görülecek duruşması öncesi Şule Çet'in avukatı Umur Yıldırım ile görüştük. Dava öncesi olması sebebiyle ve dosyanın bazı konularına girmeden (giremeden) gerçekleştirdiğimiz kısa ama çarpıcı röportajı yayınlıyoruz.

09 Temmuz 2019 Salı 19:08
''Hayatımda bu kadar vicdansızlığın yaşandığı ve iğrenç bir dava görmedim!''

Şule Çet

Ankara'da yaşayan genç ve güzel bir kızdı. Bir kız çocuğuydu. 
Gazi Üniversitesi'nde Moda Tasarımı okuyordu. 
Geleceğe gülümseyen gözleri vardı ama...
Bir gece kapandı! Sonsuza dek kapandı! 
Bir gökdelenin 20'inci katından ''MELEK'' oldu, uçtu sonsuzluğa... 

O, gözlerini yumdu ama geride bıraktığı davası sırasında iğrenç ithamlara maruz kaldı.
Çet Ailesi'nin avukatı Umur Yıldırım bile karşı tarafın savunamasını ''bazen utancımdan gözlerim kapalı'' dinliyorum diyor. 
Yarın yani 10 Temmuz saat 10'da Anraka'da görülecek duruşma önceci Şule Çet'in avukatıyla görüştük. Son gelişmeleri öğrenmek istedik. Lakin avukat Umur Yıldırım'ın bile bazı anlar boğazı düğümlendi. 

- Yarın ki duruşma öncesi neler hissediyorsunuz? 
Ne hissedebilirim ki? Bir avukatım ama her şeyden evvel bir insanım. Bir çok davaya girdim, çıktım. Fakat şunu net olarak söylebirlim ki; hayatım boyu bu kadar vicdansızlığın yaşandığı, bu kadar iğrenç bir hal alan dava görmedim, girmedim de... Bu davada akılların almayacağı hatta duyguların bile kaldıramayacağı o kadar çok hadise yaşanıyor ki nasıl anlatabilirim bilmiyorum. 

- Peki yarın ne olacak? 
Her şeyden önce son duruşma sonrası hazırlanması gereken ''Bilirkişi Raporu'' halen hazırlanamadı. Muhtemelen bunun için yine ek süre verilecek. Öte yandan mütelaalarını aldığımız hocalarımız bu duruşmada dinlenecek. 

- Tanığınız var mı bu duruşma için? 
Evet. Şule Çet'in arkadaşı dinlenecek Aybüke, soyismini söylemeyeyim. 

- Şule Çet'in olay öncesi çok derin bir depresyonda olduğu, ciddi bir psikolojik rahatsızlığı olduğu söylenmişti. Hastane, doktor, hasta vs. gibi raporları incelendi mi? 
Hepsini inceledik. Şule Çet'in yıllar önce bir kayıp yaşadığı için çok kısa süreli psikoterapi merkezine gittiği doğru. Onun harincinde altı yıldır tüm hastane raporları boğaz ağrısı, nezle-grip, karın ağrısı gibi herkesin yaşaması muhtemel genel geçer rahatsızlıklar. 


-  Mahkemeye sunulacak başka bir husus var mı? 
Bir diğer konuda Kayseri Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor olacak. 

- Bu rapor nedir? 
Bir gökdelenden atılma veya düşme bilimsel raporlar eşliğinde anlatılacak. 

- Umarız, tüm bunları mahkeme dikkate alacaktır. Fakat, bu mahkeme boyunca şahit olduğunuz en garip konu nedir? 
Duygusal açıdan bakarsam ''kızınız o saatte orada ne yapıyormuş'' diye bağıranbir anne duydum. Tabii bunun vicdani muhasebesi çok acı, çok zor. O an çarpılmıştım. Bunun dışında sanıklardan Berk Akand'ın annesinin oğlunun serbest kalması karşılığında verdiği bir para var. 

- Bir dakika, bir dakika... Anlayamadık! Sanıklardan birinin annesi ''TANIMADIĞI veya TANIDIĞI'' birilerine oğlu ''SERBEST'' kalsın diye para mı vermiş? 
EVET! Yanlış duymadınız. ''Bize şu kadar para verirsen oğlunu serbest bırakırız'' diyen birilerine sanığın annesi yüklü bir miktar ödeme yapmış. Ödeme yapıldıktan sonra da...

- Ödeme mi? 
Evet! Abartısız şekilde, ''bize şu kadar para verirsen oğlun serbest kalır'' demişler. Kadın da vermiş. Yani ödeme yapılmış ve ilginçtir sanığın annesi o kişilerle bir daha irtibata geçememiş. Yüzlerce kez aramasına rağmen, bunu söyleyenlere ulaşamamış. Kim? Nasıl? Neden? Ne hakla? Böyle bir talepte bulunabilir? Bir dolandırıcılık konusu da söz konusu. İşte böyle iğrenç bir dava ile uğraşıyoruz. 

- Söylenecek söz yok! 
Kesinlikle söylenecek söz yok ama... Konuşulması gereken, insani duyguların ve vicdanın rahatlaması, hakkın, hukukun ve adaletin artık yerine gelmesi lazım! 

Röportaj: Murat Nedim 

  



    

Son Güncelleme: 09.07.2019 22:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol