800 yıllık kervansaraya skandal restorasyon

800 yıllık Sultanhanı Kervansarayı'nın gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkan yeni görüntüsü kamuoyunda tepkilere sebep oldu. Kervansaray’a kalorifer tesisatı, klozet ve PVC doğramalı cam eklendi.

800 yıllık kervansaraya skandal restorasyon

800 yıllık Sultanhanı Kervansarayı'nın gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkan yeni görüntüsü kamuoyunda tepkilere sebep oldu. Kervansaray’a kalorifer tesisatı, klozet ve PVC doğramalı cam eklendi.

17 Temmuz 2019 Çarşamba 16:54
800 yıllık kervansaraya skandal restorasyon

Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından 1229 yılı içerisinde inşa ettirilen tarihi kervansaraya, kurul kararı olmadan restorasyonda kalorifer tesisatı, klozet ve PVC doğramalı cam eklendi. 800 yıllık Sultanhanı Kervansarayı’na kalorifer döşenip klozet konuldu.

Evrensel’den Yusuf Yavuz’un yaptığı habere göre, Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde yer alan Selçuklu dönemine ait Sultanhanı Kervansarayı’nda 2017 yılı içerisinde başlatılan restorasyon çalışmasında sona gelindi. Ancak Anadolu’nun en önemli Selçuklu yapıları arasında yer alan kervansaray, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından finanse edilen restorasyonun sonrasında adeta yeniden inşa edilmiş bir görünüme kavuştu.

İş makineleri ile zemini kazılan kervansarayın kapalı bölümüne yerden ısıtma sistemi döşenirken, açık avlulu kısmın odalarına da kurul kararı olmadan kalorifer tesisatı kuruldu. 1229 yılı içerisinde Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından inşa ettirilen Sultanhanı Kervansarayı’nın yaklaşık 800 yıllık geçmişi gerçekleştirilen restorasyonla bozulurken yapının, dönemin mimari özelliklerini yansıtan tuvalet bölümüne ise fayans döşenip klozetler yerleştirildi. Yıl içerisinde yaklaşık 500 bin insanın ziyaret ettiği Sultanhanı Kervansarayı’nın yenilenmiş halini gören kişiler tarihi dokunun silindiğini ifade ederek tepki gösteriyor.

Hem kervansaray hem de kale olarak kullanılmıştı

Aksaray’ın Sultanhanı ilçesine adını veren kervansaray, 1229 yılı içerisinde Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından inşa ettirildi. Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya ile zaman zaman devletin yönetildiği Kayseri kentleri arasındaki önemli ticaret yolunun üzerinde yer alan yaklaşık 5 bin metrelik alanı kaplayan Sultanhanı Kervansarayı’nın, aynı zamanda devlethane ve kale olarak da kullanıldığı kaydediliyor.

1278 yılı içerisinde II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde genişletilerek son şekli verilen Sultanhanı Kervansarayı, inşa edildiği dönemin mimari geleneğini yansıtan ana giriş kapısı, mescidi, hamamı ve sekizgen kenarlı kubbesi ile Selçuklu döneminin Anadolu’daki en önemli yapılarından biri. Moğolların Anadolu’yu işgali esnasında büyük zarar gören tarihi yapı, yüzlerce yıl boyunca taş ocağı olarak da yağmalandı. Zamanla doğal koşullar ve insan eli ile yaşanan tahribatların sonrasında 1959-1968 yılları arasında kısmi onarımlar gören Sultanhanı Kervansarayı, bölgeyi ziyaret eden kişilerin en çok ilgi gösterdiği tarihi yapıların başında geliyor.

Sultanhanı Belediyesi 29 yıllığına kiralamıştı

Yıl içerisinde yaklaşık olarak 500 bin ziyaretçiyi ağırlayan tarihi Sultanhanı Kervansarayı’na ilişkin ilgiyi artırmak ve ilçenin tanıtımına katkı sağlayabilmek adına yola çıkan Sultanhanı Belediyesi, tarihi yapıyı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden 29 yıllığına kiraladı. Gerçekleştirilen restorasyonun sonrasında ziyaretçi sayısının 1 milyona çıkarılması hedefleniyor.

‘Restore et, işlet, devret’ modeli ile kiralanan kervansaray için yeni bir restorasyon projesi hazırlandı. Sultanhanı Belediyesi’nin ihale ettiği restorasyon projesi, Temmuz 2017’de yüklenici firmayla imzalanan 9 milyonluk sözleşme ile başladı. Ekim 2019’da bitirilmesi planlanan restorasyon projesi kapsamında Sultanhanı Kervansarayı’nın çatısı su aldığı gerekçesi ile kurşun malzemeyle kaplandı. Ana taç kapı, kapalı bölüm taç kapısı ve mescit kısımlarında uygulanan restorasyon çalışmaları esnasında iş makineleriyle kazılan kapalı bölümüne ise tabandan ısıtma sistemi döşendi. Açık avlulu kısmında yer alan revaklar ise PVC doğrama ve cam ile kapatılarak kalorifer sistemi döşendi.

Tuvalete modern klozet eklediler

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından finanse edilen restorasyon esnasında ayrıca tarihi yapının tuvalet kısmı da fayans ve modern klozetler eklenerek yenilendi. Yaklaşık 800 yıllık tarihi Selçuklu kervansarayının restorasyon sonrasındaki halini gören kişiler hem şaşkın hem de tepkili. Kapadokya bölgesine tur götüren rehberler Sultanhanı Kervansarayı’nın güzergah üzerinde yer alan önemli bir durak olduğunu fakat gerçekleştirilen restorasyon ile tarihi dokusunun yok edildiğini savunurken, konuştuğumuz kimi esnaflarsa restorasyon esnasında iş makineli çalışma yapılmasını eleştiriyor.

“Ecdadımızın mirasını böyle mi koruyacağız?” sorusunu soran vatandaşlar, bugün gerçekleştirilen uygulamaların 800 yıl önceki Selçuklu döneminin çok gerisinde kaldığını savunuyor. Gerçekleştirilecek çevre düzenlemesinin sonrasında kısa süre sonra çalışmaların tamamlanarak hizmete açılması planlanan Sultanhanı Kervansarayı’nda halı müzesi, kafeterya ve çeşitli geleneksel mesleklerin icra edildiği ünitelerin yer alacağı ifade ediliyor.

Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç: Tuvalet projede vardı, kurul da onayladı

Aksaray Sultanhanı Kervansarayı’ndaki restorasyon uygulamaları hakkındaki sorulara cevap veren Vakıflar Konya Bölge Müdürü İbrahim Genç, tuvalet ve zeminden ısıtma sisteminin Koruma Kurulu’nun onayladığı projede yer aldığını ifade ederek, “Orası orijinalinde de tuvalet olduğu için, içeride tuvalet ihtiyacı da olmasından dolayı projeye konulmuş ve kuruldan da onaylanmış” diye konuştu. Tarihi kervansaraya kalorifer döşenmesiyle ilgili detaylı bir proje olmadığını dile getiren Genç, bazı durumlarda aceleyle ve kurul kararı olmadan yapılmış imalatların olabildiğine dikkat çekerek, “Bu şekildeki uygulama bize de intikal edince biz de proje istedik. Projeyi kurul kabul ederse kalacak, kabul etmez ise kaldırılacak. Biz belediyeye resmi yazı yazdık. Şu anda herhangi bir imalat yapılmamasını istedik” dedi.

Kervansarayın revaklı bölümlerinin PVC ve cam ile kapatılmasına ilişkin uygulamaların da restorasyon projesinde yer aldığını dile getiren Vakıflar Konya Bölge Müdürü İbrahim Genç, “Bu tür hanların fonksiyonu değiştirilerek kullanılabilmesi için bazı değişikliklere ihtiyaç var. Günümüz şartlarında orijinal şekliyle kullanılması mümkün değil. Bu hanların kullanılması için yapıya zarar vermeden yapılan uygulamaları ehveni şer mantığı ile görmek lazım bazen. Orijinal halinin dışındaki bütün uygulamalar tartışılabilir elbette. Ama yapıya en az zarar vermek şartıyla kullanıcı bulmak lazım. Aksi halde korunamıyor maalesef” ifadelerini kullandı.

UNESCO dünya mirası yedek listesinde

Sultanhanı Kervansarayı Anadolu’daki en büyük Selçuklu kervansarayı olarak biliniyor. Aksaray Sultanhanı Kervansarayı, Denizli-Doğubeyazıt güzergâhında yer alan diğer Selçuklu kervansarayları ile birlikte Türkiye’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası yedek listesinde yer alan kültür varlıkları arasında bulunuyor. Türkiye’de sanat tarihi biliminin kurucularından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Oktay Aslanapa, Anadolu Selçuklu ve beylikler dönemi yapılarını ele aldığı “Türk Sanatı” isimli kitabının 2. cildinde Aksaray Sultanhanı Kervansarayı hakkında şu bilgilere yer veriyor:

“Konya-Aksaray yolunda bulunan en büyük kervansarayla artık Sultan hanların her bakımdan gelişmiş, muhteşem üslubu tamamıyla kendini göstermektedir. Kızılören Han’da cephenin solunda bulunan köşk mescit, burada adeta meydana dikilmiş bir anıt gibi avlunun ortasına alınmış ve portalle (taç kapı) birlikte bütün mimari süslemelerin merkezi haline gelmiştir. Ne yazık ki bunun büyük bölümü yıkılmıştır. Dıştan çeşitli kulelerle takviye edilmiş heybetli bir kaleyi andıran bu sultan han, iki kitabesine göre I. Alâeddin Keykubat tarafından yaptırılarak, hol kısmı da, avlusu da aynı yıl tamamlanmıştır. Mukarnaslı dış portal nişi çeviren süs kemerlerin iki tarafında, altıgen madalyonlar içinde, sağda ve solda kısmen silinmiş halde: ‘Amele Muhammed bin Havlan El-Dimişki’ ustanın kitabesi okunmaktadır. Konya Alaaddin Camii avlu cephesi portalinde gördüğümüz iki renkli taşlardan düğümlü geçmeler burada da dış portal yan dişlerdeki yuvarlak kemerlerin üstünü doldurmaktadır. Suriye’de, Zengi mimarisine dayanan bu süslemelerde, Şam’dan gelen mimar Muhammed’in eli belli olmaktadır. Alaaddin Keykubat’ın Konya’daki cami yapıldıktan sonra mimara bu büyük işi verdiği anlaşılıyor.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol