İstanbul 11°
parçalı bulutlu

- Öyle deme Sedat, "Beynini de al gel" kampanyasıyla, yurt dışında bilim yapan bir insanı üniversitemize çağırmakla fena mı ettik? Tersine, tersine beyin göçü başlatma noktasında ilk düğmeye basan ilk fakülte olduk. Beyni orda kalsa daha mı iyiydi?

- Gene de "aracı olmasa mıydık acaba" diye kendime sormadan edemiyorum hocam. Baksanıza kendisinden üç gündür haber alınamıyor. Adam buraya geldi ve kayboldu. Elin herifinin başını da yaktık beyniyle beraber...

- Hep senin yüzünden Sedat. Sana "Git işin başında dur, havaalanında adamı bizzat karşıla" dedim.

- Hocam kaç kere anlatıcam, karşılamak için gittim ben oraya. Ama alanda yuvalanmış bir taksici çetesi benim arabayı Uber zannetti. "Rızık düşmanı- emek hırsızı" diyerekten kellemi almak istediler. Buyrun işte delil: herif alnıma tuğralı yüzükle vurdu. Öbürü bagajdan gürz çıkarıyodu, kaçtım bende.

- Tenzih et Sedat...

- Çok pardon. Ekmeğinin peşindeki taksicileri tenzih ederim. Beş parmağın beşi de bir değil. Elbette her camiada birkaç çürük elma bulunuyor. Ama bunu camianın geneline mal etmek haksızlık olur. Ubercilerin içinde birkaç şerafsiz yok mudur? İlla ki orda da vardır amma... Neyse, işte onları da tenzih. Bırakalım bunları, sayın dekan, sevgili hocam, Nevzat Abiciğim; bakın getirttiğimiz adam kayboldu. Harbi kayboldu. Ortada yok.

- Ya tabi, adamın tamamı neyse de, beyni şey olmasaydı... Kayıp...

- Tenzih ettiğimize göre rahat rahat konuşabilirim. Adamı iki gün boyunca kurnaz bir taksici dolaştırıyo olamaz. Cinsiyeti itibarıyla taciz için filan kaçırıldığını da zannetmiyorum. Havaalanı karışıklığı olmuş olabilir mi? Bazı uçaklara yeni havaalanı için bilet kesiyollar. Hangi uçak nereye iniyo, oraya nasıl gidiliyo, dönülüyo daha tam oturmadı. Belki de saat farkı şeysi. İleri geri kış saati işinde hala bi karmaşa var, geçen bilgisayarlar cep telefonları filan otomatikman bi saat ileri aldı ya gene. Adamın saati bize göre değil de dünya geneline göre ayarlıysa mesela. Orda mı bi karambol oldu acaba?

- Beynine otuz bin liraya yakın para sayıyoruz geri zekâ mı canım bu herif? Bineceği uçağı, saati, alanı filan anlamaz olur mu?

- Başka, daha kötü olasılıklar da var. İnsanın dili varmıyor ama ya dış casuslar, adamı birine benzetip parçalara böldülerse? Yetmiş iki milletin delisi fink atıyo İstanbul'da. Bilemediğimiz birileri, bilemediğimiz bir nedenden adamı pusuya düşürüp parçalamak suretiyle sıvılaştırarak Ayamama Deresi'ne dökmüş olabilirler.

- Parçaladılar mı diyosun, beynini bi kenara ayırsaydılar bari...

- Ya da geldi, eski malını mülkünü aradı adam. Bu uzun zamandır yurt dışında diye arsasına, dairesine çöküp sahte evrakla imar affına baş vurarak inşaata yeltenen bir çeteyle karşılaştı. Susturmak için, oracıkta... Sonra hop inşaatın temeline, üstüne beton...

- Yav sen hayırdır Sedat, sabahtan beri nedir bu şom ağızlar? Memlekette hiç mi iyi bir şey olmuyor kardeşim? Bazı taksici esnafından girdi, havaalanı aksaklığından düz gitti, yok "Yetmiş iki milletin delisi fink atıyomuş", yok efendim "İnşaat çetesi" bilmem ne. Olmaz olsun senin gibi akademisyen Sedat!. Sevsinler senin doçentliğini. Deminden beri söylediklerini duymamış olayım. Reca ederim makamımı terk et. Nedir canım bu hiç bir şeyi beğenmemekler, nedir bu burnu havada, efendime söyliyeyim, "okudum yazdım" diyerekten bu sopalık tavırlar. Yiter ya. Nedir bu milletin sizden çektiği? Hafakan bastırtırsınız insana ha!

- İyi de hocam...

- Çı şarı! O herif de kaybolduysa kayboldu. Bizim beynimiz bize yeter. Zaten tuhaf bir herifti. Sonradan farkettim, ne tivitırı, ne instagramı filan var. Vay efendim manyetik alanın zararlarından ötürü cep telefonu da kullanmıyomuş da bilmemneymiş. Lanet olsun, atom fiziğine de profesörlüğüne de. Dışarlarda olmuş o olacağını belli. Sanki bir tek kendisi profesör. Hadi kendimi saymayayım, misal, bizde Sayın Prof Dr Burhan Kuzu beyefendi var, sosyal medyayı en etkin kullanan ilim adamlarından. Ama dön bak bu göçmüş kafalara, çuvalla para sayıyosun bir afra bir tafra. Belki de herif kayıp değil "karşıyım" diye cep telefonunu açmıyo. Sevsinler... Lazım değil, istemez, bi kere göçmüş zaten, geriye göçse ne olur, göçmese ne olur? Her tarafınız beyin olsa kaç yazar? Çı şarı!

* * *

- Alo... Hişt Sedat, benim ben Nevzat Hocan. Oğlum kusura kalma, makamda "bir duyan olur" diye öyle estim gürledim. Bak ne diycem; anladığım kadarıyla sen o herifi bulmuşsun, beraber yurtdışına dönüyomuşsunuz. Bak, senin üzerinde hoca olarak o kadar emeğim var, beni de aranıza katın lan. Allah'a bin şükür, benim burda işler akademikman iyi, hanımı çocukları, dayımgili felan alayını üniversteme doldurdum. Ama bi de şimdi şöyle düşün; ben sizlen gelsem "beyin göçü" gibisine. Orda bi sömestr bi şey okutsam, sonra tekrar geri dönsem "tersine beyin göçü" gibisine... Anladın? Hop dönüşte 25- 30 maaş. Alo? Hişşş... Sedat... Hiç yakışıyo mu etikman? Neye kapıyosun... Alo... Sevsinler...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol