- Kaplumbağaları ürküttünüz mü Seydali? Ne zaman başlıyoruz sahildeki ötel inşaatına? Yuvalarını "kumsalı temizliyok" ayağına dümdüz ettik, hatta bir kaç tanesine kurşun bile sıkıldı. Zannederim daha da gelmez o Allahsız tosbağalar. İnşaat içün düğmeye basıp sür'atle netiğcelendirme noktasında hareket ediyoruz de mi?

- Kaplumbağaların ayağını kestik Ubeyd Bey. En geç seneye oraya bi ruhsat ayarlarız da. Burdaki otelimizde bi problem var. O kuş hala orda.

- Ne demek orda? O guş ordan inecek, işte o kadar. Gocca şirket gurduk, tarihi sarayı otele çevirmek için bin dereden su getirdik, yeddi yıldızlı otel inşaa ettik. Gurt yiyesi guşun teki geldi, ötelin gapısındaki yazının üstüne yuva yaptı, döner kapının tepesine sıçıyür. Zaten giriş gapısındaki moruk çınar ağacını kesinceye gadar göbeğimiz çatladı, bi de bu kuşla uğraşmayalım. İndirin o guşu.

- Direniyo ama beyefendi.. Kovuyoruz, yine geliyo. Bi adamımız kuşla kavga etmek için merdivenle kapıya tırmandı. Kuş gagalayıp herifi otelin "E" harfiyle birlikte aşşağıya attı. Üstelik nesli tükenmekte olan bir kuş.

- Tüketin o zaman. Furun.. La bizdeki talihe bah la.. Otelin önünde tarihi çınar bitiyo, kapısına nesli dükenmekte olan bi guş konuyor. O çınar için bütün belediye, basın, bilmem ne ayağa galktı yine de bi halt yiyemediler. Doğradık gitti. Bu guşu da ya efendilikle indirin ya da furun. "Yatırım yapılyor" diye kimse garışamıyo nasılsa.

- Sizin de işaret buyurduğunuz gibi zaten çınarı kestik, bi de kuşu tehdit edersek otelin adı kirlenir. Biraz dursun sonra uçar gider. Kışt... Kışt...

- Döner kapıya pislemese neyse. Buraya gocca yedi yıldızlı konsept otel yaptık, jakuzi, fitnız, sentır, bowling, sıkuarç divar tenisi gıl tüy. Bi guşun götüne mi hakim olamıycez? Döv o guşu.

- Ama beyefendi çevreciler, hayvan korumacılar.

- Susduruculu düfeklen furun. Doldurur yerine goruz kimse duymaz, anlamaz. Yapıştırınız oraya, ötelin amplemi kibin olur. Bak şimdi de ötelin çenağına sıçıyör. İn ula o çanah antenden. Gışt. Hüst.. Ula ben şimdi.. Daş yok mu daaş. Sapant verin.

- Yapmayın beyefendi. Bi duyan olacak. O kuş önemli birisi, başımız belaya girecek.

- Çınar ağacının arkası da sağlamdı nooldu?. Odun yaptık odun. Kimdir bu guş. Nedir? Feriştahı gelse bu guşu alamaz elimden. Goparır atarım gagasını çevrecilerin önüne. Tarihi sarayı ötel yaptık bi guştan mı tırsıcaz. Ula burada dev bir tesis devreye aldık. Bazi birtakım ağaç ve ot diktik, fiskiye yaptık, çevreyse çevre yani. Deniz manzarası var. Üstünde ötelin adı yazan tükenmez galem, kiprit, blöknod da yaptık. Garşılığında moruk bi çınar ağacıynan, cins bir guşu kesmişiz noolur? Turist gelecek döviz girecek. Gerekirse Avrupa guş getirtiriz, bu teknoloja sahibiz.

*                                  *                                  *

- Çevre dostları ve hayvanseverler olarak, maalesef başka çaremiz kalmadı sevgili dernek üyeleri. Şirket yöneticileri, önce yüzlerce yıllık bir çınar ağacını kesti, şimdi de nesli tükenen bir kuşu vuracak. Adamlar ne belediye, ne de bir başka yasal merciiyi dinliyorlar. Kimse bir şey yapamıyor. Evet, aidatlarımızdan gelen parayla bir mafya tutmaktan başka çaremiz kalmadı.

- Derneğin bütçesi mafya tutmaya yetmez. Bu gün bi mafya nerden baksan yedi sekiz yüz bin.

- Ucuz bi mafya bakıcaz artık. Hayvan seven bi mafya bulsak bize iskonto yapabilir. Aslında meşhur Mafya Babası Deli Celil eşeklere olan düşkünlüğüyle tanınır. Onun bu duygusallığı, bizim kuşun hayatını kurtarabilir.

*                                  *                                  *

- Hişt. Yavrum. O guş suyunu içtiler mi lan?.

- İçti abi. Yem verdik onu da yedi.

- Aman yisinler. Aşçıbaşıya söyle, guşa benden bi meyva tabağı yollasın. Hakkat bu guşun arkası çınar ağacınınkinden sağlam çıktı be! O Deli Celil denilen herif gelip gidip guşu soruyo. Döner gapıyı da gırdı ayı. Eşkiya yehu bu adamlar, ganun manun bişey yazmıyo heriflere. Bit gadar guş yüzünden geldi golumu büktü, dişimi gırdı. Yehu kim derdi ki bu guş mafyanın guşu. Anlamalıydım. Kara kuru bişey. Tüyü müyü bi tuhaf. Ötmüyo da. Bu kuş yeraltının guşu. Alemlerin guşu. Bu guş var ya bu. Öteli yıksa yıkar yani. İstanbul'u yakıp üstüne etse kimse bi halt diyemez. Bu guştan iki dene bende olacak, Dopkapı Sarayı'nı ötel, İTÜ'yü borsa, radyoevini döner loganta, Zincirliguyu Mezarlığı'nı halı saha yapardım. Aman yavrum, guşa iyi bakın. Yisinler içsinler...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol