- Lan!
- E süper. Vallaha güzel, kısa ve vurucu bir slogan buldun Câvit, ''Lan!'' güzel. Tamam işte böyle bir sloganı istediğimiz partiye satarız... Lan... Tam halkın dili. Samiğmiğ, içten, babacan, şefkatli fakat hafif üstten gibi. Halkım sever böyle şeyleri, duyunca ''Aha benden biri. Benim Reşad Eniştem, benim Suphi Dayım, benim Nezahat Halam'' der. Yalnız yaptığın bu hareketler, onlar ne? ''Böyle bir dans çeşidi sunalım, halk benimsesin miting
meydanlarında yaygınlaşsın'' mı diyosun? Dans fikri de fena değil de, yaptığın hareketler biraz karışık. Daha minimal bi şey olsa.
- Tavandaki floresandan enseme örümcek düştü!
- Bu ne, seçim şarkısı sözü mü? ''Trafoya kedi girdi'' gibisine bir şey mi? Eskimedi mi onlar Cavit? Ya da bir yerinde ''bulgur pilavı'' filan gibi bir laf geçse miydi acaba? İlle floresan gibi bi şey olacaksa da "simit floresan" olsun mesela. Simit, daha halktan, daha samiğmiğ bir laf sanki... Gerçi floresan da kalmadı be hocam...
- Yav ne diyosun kurban olıyım Firuz Abi ya? Tavandan böcek düştü enseme, ondan ''lan'' dedim, gömleğin arasından çıkarıyım diye uğraşıyorum. Iyyh, fena ısırıyo, çok pis huylanırım ben böyle şeylerden...
- Ha tamam o zaman. Ben toplantıya başladık, partilere seçim sloganı bulucaz zannettim. Yalnız "Lan" hakkaten slogan olarak güzel bi laf, onu da söyliyim. Gündelik dilde kullanımı çok fazla. Kısa, vurucu, net... İtiraz eder gibi bir tavrı da var, meydan okuyan, sahip çıkan ''kırmızı çizgilerim var, dokundurtmam'' diyen bir tarafı da. Tam halk dili...
- Firuz Abi, nası söölesem bilmiyorum ama sende son zamanlarda bir akıl tutukluğu var gibi. Böyle bir tuhaf yanlış anlamalar, bir unutkanlık, bir umursamazlık filan. Salak olmamakla beraber, salaklığa yardım ve yataklık ediyosun sanki... Lanlı lunlu seçim
kampanyası mı olur, ne alakası var canım?
- Sen kime salak diyosun lan şerafsiz. Doğru konuş, ağır sıkıntı veririm bak, sıktırma kendine, yavuşşak!
- Abh...
- Hişşş, ahıllı ol Cavit... Çağyı doğru oku, kırmızı çizgimlerime basma, büyük resme elleme... Bitti... Nokta... Git şimdi nargileme köz getir, seri ol.
- Yav abi iyi misin, bi şey mi soktu, bi şey mi dokundu? Bunlar nasıl kafalardır böyle? Sen ki, kampanyaların altın çocuğusun, ''rileyşın papliğin baybılını yazmış adam''sın, yakışıyo mu bu hal ve tavırlar?
- Zoruna mı gitti?
-...
- Sen, hayırdır, nereyi arıycan bakiim o telefonla? Hişş Cavit... Polis çavurup da alduracan mı lan beni? 155'i mi araycan?
- Ama baksana sen eline sopa felan aldın abi. Kime vurucan onlan? Bi sakatlık çıkıcak bak. Bence aklın başında diil abi. Bi ambulans felan çağıralım, bi doktor felan bişi gelsin buraya...
- Aklım gayet başında Cavit. Kitle iletişiminin ciğerine iniyorum ben burada. Açık netim, samiğmiyim. Kitleyi anlamak içün kitle gibi konuşup düşünmek, ona istediği şeyleri verme noktasında olmak gerekiyor. Öyle olmazsa nasıl iyi bir seçim sloganı bulup da partilere satıcaz. Ekmeğimin peşindeyim, rızkıma koşuyorum...
- Koş git o zaman abi, açıyorum bak ben kapıyı...
- Ama sen Cavit... Ama sen, kitleyi anlayamadığın gibi beni de anlamadın. Her bulduğum slogana, her kampanya ve stratejiye yok efendim cehalete prim veriya, sevgisizlik yaratıya, kutuplaşmaya yol açıya, yok efendim kışkırtıya, kamplaştırıyağ. Geçeceksin bunları Cavit, kafandaki elitis bariyerleri aşacaksın...
- Abi sosyoloji bilimi açısından bi sorumluluk var burada, kitleleri bu şekilde...
- Sıs lan... Sosyolojik durum ortada. Topçuyla popçu örneğine bakalım. İki çok bilinen sosyal figür. Kitle tarafından seviliyorlar, tanınıyorlar, hayranları trolleri filan var. Kafayla ağız burun dağıtmaca, hastane basmaca, silah uzatıp ''yanlışım varsa sık'' demece, mermi sekmeleri, örtbas girişimi... Peh... Bunların dilini bileceksin Cavit, istediklerini vereceksin...
- O sopayla bana mı vurucan abi?
- Aynen... Bak bu laf da güzel: Aynen. Bu yancı bir partiye seçim kampanyası sloganı olarak teklif edilebilir... Aynen... ''Onlar ne diyorsa biz de varız'' gibisine... Her neyse. Dediğim gibi, kafandaki elitis, seçkinci bariyerleri aşıp halkın diliyle düşünemiyosun Cavit. Bu yüzden kafana vurmak suretiyle sana yardımcı olucam. O engelleri beraberce kırıcaz. Yalnız kıpırdamaman lazım. Tam omurilik soğanınla beyinciğinin arasındaki noktaya vurucam. Böylelikle, kafanda beş on zekâ yaşı tutarında bir güzellik oluşacak. Sen de ferahlayacaksın. Bak ben söz konusu noktama yorgan iğnesi batırıp bu güzel kafaya ulaştım. Kıpraşma diyorum, yanlış yerine isabet edicek, hepten çişini kakanı bilemez hale gelicen... Kıpırdama...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol