Katil ressam Richard Matt ve cezaevinden arkadaşı ressam adayı katil David Sweat ABD’nin New York Eyaleti’ne bağlı Dannemora kasabasındaki özel güvenlikli Clinton Ceza İnfaz Merkezi’nden sekiz aylık bir çalışma sonrası 6 Haziran 2015 kaçtıklarında peşlerine 1000’den fazla güvenlik görevlisi takmışlardı.

ABD tarihinin en önemli hapishaneden kaçış hikayelerinden biri olan bu olay 22 gün sürdü. Katil ressam Matt, 20 gün sonra Kanada sınırına 1.5 km. kala SWAT ekipleri tarafından vurularak öldürüldü.

Arkadaşı Sweat’le 5-6 gün öncesi yollarını ayırmışlardı. Sweat ise 22’inci günün sabahında Kanada sınırını geçmek üzeriyken sınır devriyesi yapan bir memurun son anda fark etmesiyle vuruldu ve yaralı olarak ele geçirildi. Sweat halen tek kişilik hücresinde ve 24 saat gözlenerek cezasını sürdürüyor. 

Matt ve Sweet’in gerçekleştirdiği bu olay 2018’de Escape at Dannemora (Dannemora’dan Kaçış) adıyla Ben Stiller’in yönetiminde dizileştirildi. Dizinin en önemli özelliği tamamen gerçeklere dayanmasıydı. Başroldeki Benicio Del Toro, Richard Matt’e hayat verirken, diğer başrol oyuncusu Paul Dano, David Sweat rolüyle ekranlara yansıdı. İzlemeyenler için tavsiye edilir. Şimdi gelelim bu olayın Contemporary ile alakası ne?

1997’de eski patronunu öldüren ve 1998’de tutuklanan öncesinde ise 20’den fazla irili ufaklı cezası bulunan Richard Matt ressamdı. Gençliğinde sanat fakültesine kabul edilmesine rağmen hırsızlık yüzünden ceza almış ve fakülteden kovulmuştu. Fakat çocukluğundan beri resim çiziyordu ve tekniğini ıslahevinde geliştirmişti. Cezaevindeki geçimini ve rahat yaşamını da bu sayede sağlıyordu. Gardiyanların eşlerine-sevgililerine resim yaparak belli çıkarlar sağlıyordu. Pirzola yemek, cezaevine kaliteli boya fırçası veya yağlı boya sokmak gibi... 

Sweat ise 36 yaşındaydı. Uyuşturucu etkisiyle polis memurunu öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Resim çizme konusunda Matt’ten ders alıyordu.

Cezaevlerindeki izin günlerinin birinde Sweat ‘’Kanepedeki Köpekler’’ adını verdiği kara kalem çizimini Matt’e gösterdi. Matt’in eleştirisi şu şekilde oldu.
 

- Ne düşünüyorsun Matt? Köpeklerin kürkleri üzerine çok çalıştım.
- Işık nereden geliyor David?
- Işık mı?
- Evet, David! Burada salondaki bir kanepeye oturmuş iki köpek var. Onları görebiliyorum. Ama bir yerden bu salon ışık alıyor olmalı?
- Pekala... Evet, evet, evet... Biraz daha düşüneyim. Camdan! Camdan ışık alıyor.

Matt, kare kalem çizimi ahşap masaya yatırdı. Eline aldığı kalemle kağıda dokunmadan masa üzerine pencereyi karaladı. 

- Evet David, pencere burada diyelim. Eee? 

- Matt! Resimde pencere yok ki... Masaya çizdin. Şimdide s.ktiğim kağıdına bir pencere mi çizmemi istiyorsun? 

- Hayır! Eğer tek ışık kaynağın bu s.kik masadaki pencereyse çizdiğin resimdeki bu, bu ve bu noktalarda ne olması gerekir?
- Oohhh... Hayır, hayır! Lanet olası gölgeler! S.ktiğim gölgelerini unuttum. Ama bir dakika... Bilmiyorum! Aslında böyle de ilginç bir çizim olabilir. Değil mi? Hani her yerden ışık geliyor gibi. Hiç gölgenin olmaması falan...

-  Öyle yapma David! 

- Ne? Ne var?  Ne yapmayayım?

- Hata yapıp, bunu bilerek yapmışsın gibi davranma!

- Hayır! Öyle yapmıyorum bu gardiyanların işidir. Sadece gölgesiz haliyle de beğendiğimi söylüyorum. 

- David, önce temel şeyleri öğren! Tamam mı? Sonra çılgınlaşmak istersen, s.ktir et! Çılgınlaş.  

Contemporary İstanbul’da da Matt’in eleştirisini yaptığı gibi temelsiz sahneleri çokça gözlemlemek üzücü. Şunu da belirtmek isterim ki; sanat tutkunu bir yazarım, eleştirmen değilim lakin bunları söylemek için eleştirmen olmaya da gerek yok ve bazı eserleri tenzih ediyorum.

Temelden yoksun çılgınlaşma deneyimiyle sanat eseri üretimi, sanatseveri ve özellikle kolleksiyonerleri kandırmaktan öteye gitmiyor. Tabii ki bu temelsiz çılgınlık(?) deneyimi üzerine bolca serpilmiş ‘’pr’’ çalışması, tanıdık gazeteci ve İnstagram fenomeni story’leri de eklenince bu tat dilinizi yakıyor.

Contemporary’deki bazı parçaların maalesef Eminönü’nün efsanelerinden Şark Han’ın Çin malı dekoratif ürünleriyle aynı kefeye giriyor olması da şaşırtıcı. Dekorasyon ürünü mü, sanat eseri mi çizgisi çok aşılmış durumda...

Kırmızı ledli ve üç boyutlu dört adet kalem pille çalışan ve ezan saatlerini haber veren Kabe tablosu veya 5 dolara aliexpress.com’dan alabileceğiniz, yalandan ağlayan İsa bebek heykelleri nasıl ki ‘’din satar’’ diyerek maneviyatla oyun oynuyorsa Contemporary’deki bazı eserler de sanatın özünü hiçe sayarak kolleksiyonerlere emoji gönderiyor! 

  

NOT: Kaçış sonrası yapılan tahkikatlarda Richard Matt’in, cezaevinden kaçmadan önce bazı eserlerini kızına gönderdiği öğrenildi. Kızının bu eserleri satıp satmadığı halen bilinmiyor.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol