İstanbul 11°
parçalı bulutlu

“CHP’de kurultaya gerek yok” diyenleri statükocu olmakla itham etmek, akla ilk gelen, belki haklılık payı da bulunan ama gerçeklikten çok saflık içeren bir önerme. Değişim rüzgarını koltuğuna yapışmak için kullanmaya çalışanların sayısı, belki de diğerlerinden daha fazla.

Yapılacak olsa da olmasa da CHP’de kurultay rüzgarı öyle güçlü esiyor ki… Partilileri savuruşunu izlemek, partiye gönül verenler açısından en basit tabirle acı verici. Delegeler, ilk bakışta, değişim isteyenler – istemeyenler şeklinde ikiye bölünmüş gibi görünüyor olabilir. Ama koltuğa yapışanlar – yapışmayanlar şeklinde bir bölünme daha var ki, şu anda tek adam diktatoryasına karşı politika üretmekten başka bir şeyin gündeme dahi gelmemesi gerektiğini düşünen samimi CHP’linin canını en çok yakan da bu…

Partinin iç yüzünü bilmeyenler, koltuğa yapışanlarla değişime karşı duranların aynı kesim olduğunu düşünebilir. Bunun için haklı gerekçeleri de olabilir. Ama durum bundan biraz daha karışık. Zira değişim rüzgarını koltuğuna yapışmak için kullanmaya çalışanların sayısı, belki de diğerlerinden daha fazla. Bunun en güzel örneği ise İzmir’den verilebilir.

İZMİR’İ DEĞİL ALGIYI YÖNETMENİN PEŞİNDE

Aziz Kocaoğlu 9 senedir İzmir’i yönetiyor. Beğenilen tek bir icraatını bulabilmek mümkün değil. Mesela Ekşi Sözlük’e adını yazın, hakkında 50 sayfa entry göreceksiniz. Okudukça içiniz şişecek, “ceketimi CHP’den aday göstersem başkan seçilir” denen İzmir’de CHP’nin önümüzdeki seçimleri kaybetme ihtimali ile burun buruna kaldığını fark edeceksiniz. O kadar başarısız belediyecilik yapıyor ki, İzmirli “buna oy vereceğime Ak Parti’nin kazanmasına razıyım” kıvamına gelmiş durumda.

Malum, Aziz Kocaoğlu değişimcilere ilk destek veren ilk isim. Çünkü mevcut yönetimle devam edilirse bir kere daha aday olamayacağının farkında. Belediyecilik yapmamanın eksikliğini de PR yaparak kapatmaya çalışıyor. Kaynaklarını bu şekilde kullanıyor. CHP’ye çakmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan havuz medyasını bile kullanmaktan imtina etmiyor.

İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARINI YANINA ÇEKME TAKTİĞİ

Mesela Yeni Asır… Havuz medyasının gülleri Sabah ve Takvim gazetelerinin, ATV ve A Haber kanallarının içinde bulunduğu, damat Berat Albayrak’ın kardeşi tarafından yönetilen Turkuvaz Grubu’nun İzmir temsilcisi… Yeni Asır’da 13 Temmuz’da şöyle bir haber: CHP’de İzmir Operasyonu. Habere göre genel başkan yardımcısı Tuncay Özkan bir rapor hazırlamış ve başkan Kocaoğlu ile birlikte 14 ilçe belediye başkanının değişmesi gerektiğini söylemiş. Genel Merkez de bu değişime hazırlanıyormuş. Tuncay Özkan raporunda gidecek isimlerin yerine gelmesi gereken isimleri bile vermiş. Tabii ilk gidecek isim de Aziz Kocaoğlu imiş. Şimdi ilk bakışta Aziz Kocaoğlu haberin mağduru gibi duruyor değil mi? Ama işin detaylarına biraz hakim olanlar, bunun bir PR çalışması olduğunu hemen fark edebiliyorlar.

Haberi yazan kim? Fatih Şendil. Karısının İzmir’de belediyede çalıştığına dair bir rivayet var. Hal böyleyse Fatih Bey karısının çalıştığı yerin patronu Aziz Kocaoğlu hakkında olumsuz bir haberi kolayca yapabilir mi? Hayır. Sadece Aziz Kocaoğlu’nun işine gelirse yapabilir. Peki bu haber Kocaoğlu’nun işine geliyor mu? Tabii ki… İzmir birinci bölge birinci sıradan milletvekili adayı gösterilen Tuncay Özkan’a alenen açtığı savaşta 14 ilçenin belediye başkanının Özkan’a düşman olmasını sağlayacaksa elbette…

Sadece Yeni Asır da değil Kocaoğlu’nun PR kaynağı… Bölgede yaşayanların az çok bildiği Ege’de Son Söz adlı internet sitesi de emrinde… FETÖ soruşturması da geçirmiş, dava düşse de savcılıktaki dosyasında FETÖ kontakları ile ilgili iddialar halen duran bir site bu. Yöneticileri Ümit Yaldız ve Fatih Yapar. Yaldız’ın eşi bizzat İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde, Yapar’ın eşi ise Kocaoğlu’na yakınlığı ile bilinen Bornova Belediyesi’nde çalışıyor. Ayrıca bu isimlerin İntegral isimli bir de kamuoyu araştırma şirketiyle bağlantılı olarak hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem de diğer CHP’li belediyeler için araştırmalar yaparak büyük paralar kazandıkları konuşuluyor. Tahmin edersiniz ki bu isimlerin de Aziz Kocaoğlu’nun PR’ını yapmak için çok fazla sebepleri var.

Uzun lafın kısası…

“CHP’de kurultaya gerek yok” diyenleri statükocu olmakla itham etmek, akla ilk gelen, belki haklılık payı da bulunan ama gerçeklikten çok saflık içeren bir önerme. Zira CHP tarihinin en başarısız belediye başkanlarından biri, koltuğuna yapışmak için değişim rüzgarına ilk sarılan isim oldu… Eğer aday olamazsa da “ben değişim istediğim için aday göstermediler beni” diyerek kahramanlık çıkarmak için de zemin yapıyor.

Yani değişimciler arasında başarısız statükocu koltuk sevdalısı dolu. Bunu görüp kavrayabilmek çok zor olmasa gerek.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol