Andrei Cikatilo’yu tanıyanınız var mı?
Sanatçı, sepetçi, yazar, çizer tayfasından değil. Dünyanın en ünlü seri katillerinden biri... 1978 yılından 1990’a kadar kesinleşmiş 53 cinayeti var. 1992’de yakalandıktan sonra sorguları sırasında hatırladığı ve itiraf ettiği 56... Üç kurbanın nerede olduğu veya yaşayıp yaşamadığı çözülememiş.

Katili yakalayan Sovyet Teğmen Burakov’a göre işlediği cinayet sayısı 100’ün üzerinde olabilir. Cikatilo’nun hayatının anlatıldığı bir çok film çekildi. Bu filmler arasında en ünlüsü yönetmenliğini Chris Geralmo’nun yaptığı Jeffrey DeMunn’un Andrei Cikatilo, Stephen Rea’nin Teğmen Victor Burakov ve usta oyuncu Donald Sutherland’ın Albay Mikhail Fetisov rolündeki bir ‘’Amerikan’’ filmi...

Gerçek hayattan ve filmin baş karakteri Teğmen Burakov’un anılarından yola çıkılarak beyaz perdeye yansıtılan filmin ismi Citizen X... Türkçesi Vatandaş X... Başka bir tabirle ‘’kabul edilmeyen’’ vatandaş...

Seri katil Cikatilo’nun neden kabul edilmeyen vatandaş olduğunu filmdeki bir replikten anlıyoruz. Teğmen Burakov’un ısrarla bir ‘’seri katil’’le karşı karşıya olduklarını beyan etmesi üzerine Albay Fetisov sinirlenir ve şu cümleyi kurar;

‘’Burası Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği! Dünyanın en mutlu ve ferah ülkesi. Hiçbir vatandaşımız seri katil değildir, olamaz. Bu tür sapıkları sadece Amerika yetiştirir. Burası Amerika değil! Mantıksız teorilerle karşıma gelme...’’

Kısacası komünist Sovyetler’de ‘’seri katil’’ tabiri devlet yapısı, sosyal olgu ve yaşam çemberinde kabul edilemez bir durumdur. Toplumdan sapık çıkmaz! Çıksa da kabul edilmez.

Palu Ailesi mi?
Bizim toplumumuzun yetiştirdiği, yeşerttiği, en nadide sapıklık örneklerini canlı yayında gözümüze sokan Citizen X’lerimiz.
Aaa! Ama günah! yüzde 99’u Müslüman bir ülke de böyle şeyler yaşanmaz! Bunların hepsi Amerikan sapıklığı...

Tam 21 gün boyunca, adli mekanizmanın tepe ismi olarak program sunucusunun öne çıktığı ilk programdan itibaren en küçük suçun sahtekarlık olduğu aile içindeki vahşetin her türlüsünün yaşandığı bir şarlatanlığı canlı yayında seyrettik. Daha doğrusu vahşetin şarlatanlığına maruz kaldık.  

Tuncer, Havva, Mehmet, Ahmet vs... İsimler önemli değil. İsnat edilen suçlar cinayet, cinayete teşebbüs, cinayete azmettirme, tecavüz, çocuklara tecavüz, istismar, çocuğa ve kadına şiddet, gayri meşru yoldan üzerine mal geçirme, dolandırıcılık ve en hafifi sahtekarlık...   

Nasıl izledik? Çay içip, simit yerken, mutfakta sarma sararken, yufka açarken, bacak bacak üstüne atıp salonun köşesinde çekirdek çitlerken, ‘’bak pisliğe bak, ispirtoyu buna içireceksin’’ deyip sütlaca kaşık sallarken, yedi saatlik Palu Ailesi çekimleri youtube.com’a düştükten sonra yatağa uzanmış cips tıkınıp ‘’laaa bu herifi döveceksin, hapisanede tecavüz edeceksin, kafasını ezeceksin’’ diyerek!

Şimdi sapık kim? Alkışlarla tutuklanan Tuncer mi? Yoksa içimizdeki Tuncer mi?

Kan donduran vahşeti gözümüze gözümüze sokulmasına rağmen sosyal medyada üç beş küfür ve bolca dalgayla, saçma sapan mizahi terimlerle bezeli cahilliğin mizahını da yaptık. Vahşeti de getiren o dibi bitmez cahillikti.

Ohhhh!!! Güldük, eğlendik ve bitti..!  

Başka bir vahşetin şarlatanlığı programında buluşup, cahilliğin mizahını yaparak ‘’aaaaa ama bu ne rezillik’’ goy goyuyla yine bir bok çukurunda, yeni Palular’la buluşmak dileğiyle... Sağlıcakla kalın. Bacanağın Doblo’suna atlayıp pikniğe akın...

Not: Andrei Cikatilo, tutuklanmasından iki yıl sonra 1994’de kafasına sıkılan tek kurşunla Sibirya’da infaz edildi.
Türkiye'de ise 21 gün sonunda yine bir canlı yayında Palu ailesi gözaltına alındı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol