Canım sevgilim, az önce editörümün istediklerini tamamlayıp gönderdim. İçim karardı. Buradaki arkadaşlarımın yaşama, yaşamı her gün yeniden üretme güçlerine hayranlığım her geçen gün artıyor.

Küçük, küçücük bir şeyden etkilenip hemen o güzelliği çoğaltmaya girişmelerine bayılıyorum. Keşke ben de yapabilsem derken, bu akşamki bir olay geldi aklıma, neden dedim, neden, ben de kafamı birkaç saatliğine bile olsa, kopuşun rahatlığına bırakmayayım? Öyle değil mi, dünyayı bir ben mi kurtaracağım ya da sırtıma alıp taşıyacağım? Beni bu akşam arama Maria, açmam, Shakira konserindeyim! Hem kopacağım, hem de gelecek yazıma malzeme sağlayacağım. Beşiktaş’ın Vodafone Park Stadı’nda, BKM’nin düzenlediği konserdeyim kısacası. Bir kerelik de böyle olsun! Burada, benim çok sevdiğim bir söz var, ”Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üzerine” diye. Bu söz gereği yine de sana bir durum özeti sunmaktan kendimi alamıyorum.

Maria, burada, TÜİK diye bir kurum var, Türkiye İstatistik Kurumu, son çalışmalarında, 2008- 2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuğun kaybolduğunu açıkladılar. Bu çocukların, kaybolan çocukların tam sayısı olduğuna ilişkin kuşkular var, gerçek sayının daha fazla olabileceği düşünülüyor. Tabii kayıp çocukların ne kadarının tekrar bulunduğu da bilinmiyor ama, bu kadar çok sayıda çocuğun kaybolması, müthiş kaygı uyandırıcı değil mi? Acaba, diyor arkadaşlarım, büyük, çok büyük bir organ mafyası ile mi karşı karşıyayız? Gene TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devlet izniyle evlendirilmiş. Bunun ne anlama geldiğini biliyorsun: tecavüze uğrayan çocuklar bunlar. Son 6 yılda da 142 bin 298 kız çocuğu anne olmuş, bunların büyük çoğunluğu dini nikah ile evlendirilmiş! Bir de, tüm ülkenin yüreğini kanatan son iki olay, Eylül ile Leyla’nın kaçırılıp öldürülmeleri, çocuk tecavüzlerini yeniden ve ağırlıklı olarak gündeme taşıdı.

Taşıdı ama, yasa çıkartacak gücü sahip olanlar, neredeyse hep bir ağızdan, ”İdam cezası getirilsin” demeye başladılar. Bir faciayı, başka bir faciayla önlemeye çalışma çabası değil bu sadece, arkadaşlarımın, kaynaklarımın dediklerine göre, idam cezasının getirilmesini isteyen hiç de azımsanmayacak bir kesim var burada. Tabii, bu ceza bir kere getirildikten sonra, kimlerin idam edilebileceklerini de düşünmek gerekir diyorlar arkadaşlarım, haksız da değiller. Onlara göre, çocuklara taciz ve tecavüz suçunu işleyenlere son derece büyük hoşgörü gösterildiğine ilişkin veriler oldukça fazla. Demek ki, diyorlar, bu ceza getirilirse, idam edileceklerin siyasal olarak pek hoşlanılmayan kişiler olmasına şaşırmamak gerekir. Çocuklar, geleceğimiz Maria, onlara çok iyi bakıp elden gelen en iyi eğitimi vermezsek, nasıl bir geleceğe sahip olabiliriz sevgilim?

Geçtiğimiz günlerde yeni bir kanun hükmünde kararname yayımlandı ve 18 bin 632 kişi kamudan çıkarıldı. Bunların büyük bir bölümü subay ve astsubay, çeşitli kamu kuruluşları çalışanı ve 189’u da akademisyen. Bu sayılar, bizdeki işsizlik sayılarına eklenenler ile karşılaştırılamayacak kadar yüksek ve de, çıkarılanların büyük bir bölümü, öğrendiği işi yapma olanağından yoksun.

Bu arada, bir ay önce ölen mühendis Yusuf Fındık da kamudan çıkarılanlar arasında! Eğer bu mühendisin mezar taşında hangi kurumda çalışmış olduğu yazılıysa, o mezar taşının değiştirilmesi ve Fındık’ın KHK ile ihraç edildiğinin eklenmesi de gerekecek mi, bilemiyorum sevgilim. 2 Yapılanların ve yapılacakların dine uyumlu olup olmadığıyla ilgilenen bir yazar var, arada görüşlerinden kamunun yararlanmasına büyük önem veriyor, dini yanı güçlü sermayedarların büyük bir sigorta şirketi kurabilmelerinin dine uygunluğu üzerine ayrıntılı bir fetva yayımladı geçenlerde. Bu sigorta şirketinin, dine uyumlu olduğu için, mevcut sigorta şirketlerine tercih edilebileceğinin yollarını da gösterdi. Sana güzel haberlerim de var Maria! Göbeklitepe, Unesco Dünya Mirası Listesi’ne girmeyi başardı! Arkadaşlarım, bu kararın, Göbeklitepe’ye toplu konut benzeri ucubeler yapmayı düşünenleri, bir kere daha düşündürmesi gerekeceğini söylediler. Ayrıca da, bunu söylerken ”düşünme” sözcüğüne vurgu yapıyorlardı ve sevinçliydiler de! Bugünlük bu kadar sevgilim. Bana, Shakira konserindeyken telefon etme demem tabii ki şakaydı! Sana konserden görüntüler ileteceğimden kuşkun mu var yoksa? Biliyorsun, dört gözle bekleniyorsun! (Şiirselliğimi farkettin mi, başka çarem kalmadı da ondan!)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol