Ne dipsiz kuyuymuş arkadaş bu döviz muhabbeti ya, tekme tokat döviz getirtiyorum, borsaya, tahvile yönlendirtiyorum, bir türlü ateşi düşüremiyorum. Satılan tüm döviz bir anda alınıyor, hatta daha fazlası talep ediliyor. Bu kadar dövizle ben dolar kurunu çoktan üçe çekmiştim diyorum ama, talep o kadar fazla ki, yapamıyorum. Komik olaylar da olmuyor değil ha, geçen hafta benim korkuma birisi getirmiş lank diye bir ton doları kendi kafasına sisteme sokuvermiş, acayip düştü bir anda, ama hemen alıp bir kenara koydurttum, yavaş yavaş kullandırtıyorum. Adam sözüm ona tüccar, ticaretin t'sinden anlamıyor ya...

"Alper Taş için güç birliği; faşizme karşı direniş deneyimi!" dedi İsmail ben oturur oturmaz.

Tam, "Ne faşizmi, ne direnişi," diyeceğim, Hakan girdi araya:

"CHP'nin Beyoğlu belediye başkanlığı adaylığına ÖDP'li Alper Taş'ı getirmesi, geç de olsa çok iyi bir karar, mutlaka Beyoğlu'nda oturanların Taş'ı desteklemelerinin sağlanması için uğraşılması gerekir!"

"Mutlaka," dedi Hasan da, "Elden gelen yapılmalı. Hemen çalışmaya başlanmalı, ÖDP'nin vurguladığı gibi, 'kentlerimizi kazanalım', 'Türkiye'yi yeniden kuralım' diyerek kollar sıvanmalı. Muhalefetsiz ülke mi kaldı gezegende?"

Selen de, "Çok doğru," diye başladı, "Kadınlar, LGBTI, Cumartesi Anneleri, Kürtler, Aleviler, sol gruplar, öğrenciler, işçiler, işsizler, bu koşullardan zarar gören herkes; özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşlik, barış için Beyoğlu'nda Alper Taş'ı desteklemeli, sokaklara dökülüp seçmenden destek aramalı, faşizme karşı direnmeli, mücadele deneyimi kazanmalı. Alper Taş seçilemese bile, faşizme direniş deneyimi yaşanmalı."

"11 Maddelik manifestoya güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum," dedi Doktor Özgür, "17-25 yıldır ne kepazelik yapıldıysa, hepsi eleştiriliyor. 'Ya kim yaptı bu işleri aslanım?' diye soran da yok, asıl üzücü olan bu. Elini attığı her iş elinde kalıyor, kalkıp bir de muhalefet görevini üstleniyor kepazeliğin üstüne tüy dikercesine..."

Bugay, elindeki "The Swerve" başlıklı kitabı kapatıp masanın üstüne koydu, "Aydınlıkla karanlığın mücadelesi binlerce yıldır sürüyor. Karanlığı; dini, teolojiyi kullanarak -tabii ki çıkarları için- sürdürmek isteyenlerin ikiyüzlülüklerine, yalancılıklarına, korkaklıklarına, sahtekarlıklarına dair o kadar çok örnek var ki... Alper Taş'ın tüm güçle desteklenmesi, bu mücadelenin kurulacak güç birlikleriyle faşizme karşı direniş deneyimleri oluşturması için elden gelen yapılmalı kuşkusuz. Endişem, çok geç kalındığı ve sandıkların çalınması için her türlü sahtekarlığın yapılmasına göz yumulduğu konusunda. Alper Taş'ın adaylığının, yapılan hatalara küçük bir yama olmaması nasıl sağlanacak bilemiyorum. Taş'ın desteklenmesinin, ülkenin başka yerlerine örnek olması ve faşizme karşı direniş deneyimi oluşturabilmesi için yeterli zaman olup olmadığından kuşkuluyum. Hadi diyelim ben yaşımdan dolayı biraz temkinliyim; gençler, başta kadınlar olmak üzere tüm aydınlık yüzlü insanlar bu sözlerimi boşa çıkaracak bir başarı gösterebilir ve yeni deneyimler kazanabilirlerse, bundan ancak sonsuz mutluluk duyarım. Selen'e katılıyorum, Alper Taş seçilemese bile, seçilmesi için oluşacak güç birliği deneyimi, sözünü ettiğimiz küçük hikayelerin birleşip ırmağa dönüşmesi zorunluğunu yaşama geçirebilir, en azından bu yönde çok önemli bir aşama olabilir. Günün sonunda, hiç olmazsa 'elimizden geleni yaptık,' denebilir... İran'da karanlık 40 yıldır sürüyor. Bizde de böyle olacağını baştan kabul ettik mi, çoktan kaybetmişiz demektir. Öyleyse, 'Venceremos!' haykırmaya devam...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol